Åžu anda 18 konuk Ã§evrimiçi

10

Kas

2008

Makale Oku » Biyoloji » Genel Biyoloji


SİNİR SİSTEMİ ÜZERİNE PDF Yazdır e-Posta
Biyoloji - Genel Biyoloji
0.0/5 (0 oy)

        Teknoloji devriminin büyük bir hızla yaÅŸandığı ve muhtemelen o zaman dilimindeki insanlarında aynı ÅŸeylerden bahsettikleri 20. yy ve daha sonraki döngü içerisinde insanlar görmüştür ki; en büyük teknolojik harikalar dizesi insanda gizlidir.

        Teknoloji dizesi sadece insanda deÄŸil, tüm canlı versiyonlarında gizli olduÄŸu ise daha sonraki yıllarda muamma ifadeleri içerisinde söylem almıştır. Bir kuÅŸun uçma hassasiyeti, bir balığın yüzme mekanizması, bir kaplumbaÄŸanın korunma sistemi… Bu ve buna benzer teknik ifadeler, aslında mükemmelliÄŸin temsil edildiÄŸini gösterircesine bizlere kanıtlar sunmaktadırlar. KuÅŸların kanat sistemleri taklit edilerek uçaklar, yunusların yüzme sistemleri taklit edilerek gemiler, kaplumbaÄŸaların koruma mekanizmaları taklit edilerek zırhlı araçlar yapılmıştır. Bizler taklit etmedik diyen kiÅŸiler ise, aslında bilinçaltında bu bilgileri barındırdıklarını utanarak ifade etmektedirler. Olay sadece tümdengelim ifadeleri ile sınırlı olmayıp, tümevarım ifadeleri içinde kullanabiliriz.

      

Sadece canlının kendisi değil, daha özel kısımları da insanlar için ilham kaynağı oluşturmuştur. Gözlere bakılıp kameralar, kulaklara bakılıp mikrofonlar, kaslara bakılıp motorlar… Bu ve benzeri ifadeler, bizlere mükemmel varlıklar olan canlıları ve bu canlılar içerisinde en mükemmeli olan insanı görmemizi sağlayacaktır.

         İnsanın en mükemmel kısımlarını oluÅŸturan sistemler bütünü de, insanların taklit etme yetisini kabartıp bilgisayar teknolojisini ve buna baÄŸlı biliÅŸim sistemlerinin geliÅŸtirilmesini saÄŸlamıştır. Nedir bu sistemler bütünü? Bir çoÄŸunuzun okurken cevap verdiÄŸini tahmin ettiÄŸim üzere beyindir… Beyin ve onun etraflıca oluÅŸturulmuÅŸ hücreler dizesi. Ancak özelleÅŸmiÅŸ olan bu hücreler dizesine verilen bir özel ad vardır ki buna; sinir sistemi adını veriyoruz.

         Sinir sistemi genel olarak elektriksel impulslar ve nörotransmitterler vasıtasıyla iletimi saÄŸlayan ve yönetici birim olarak ifade edilen hücreler dizesinden oluÅŸmaktadır.

        Sinir sistemini incelerken en geliÅŸmiÅŸ varlık olan insanı ele almak istiyorum… Genel manada sinir sistemi iki kısımda incelenmektedir. Birincisi merkezi sinir sistemi olup beyin ve omurilikten oluÅŸmaktadır. İkinci kısım ise çevresel sinir sistemidir.

        Beyin, sinir hücreleri yumakları ve bunların baÄŸlantılarından oluÅŸmaktadır. Akson ve dendrit adı verilen bu baÄŸlantı telleri sayesinde iletim saÄŸlanmakta ve bu baÄŸlantı telleri tüm sinir hücrelerinde bulunmaktadır. Düşüncenin ve bilinçli yapılan hareketlerin merkezi olan beyin genel manada üç kısımda ifade edilmektedir. En büyük kısım olan ön lob; sinir baÄŸlantılarının geçtiÄŸi ve göz ile kulak reflekslerinin kontrol edildiÄŸi orta beyin ve  beyincik ile omurilik soÄŸanından oluÅŸan arka beyin. Beyincik vücudun dengesini saÄŸlar, kas faaliyetlerini düzenler; omurilik soÄŸanı adı ile anılan kısım ise sindirim, dolaşım, solunum, salgılama, kusma, öksürme, hapşırma çiÄŸneme gibi faaliyetleri yönettiÄŸinden hayat düğümü adı ile de anılmaktadır. Beyindeki bu üç lopta çok önemli görevlere sahip olup bunların hepsi de olmazsa olmaz denilen görevlerdir. Omurilik kısmı ise kalıtsal refleks ve kazanılmış reflekslerin kontrolünü saÄŸlar. Beyinden vücudun alt kısımlarına kadar uzanan omurlar içerisinde yer alan kısma omurilik adı verilmektedir ve refleksleri yönetir, iletimin ulaÅŸtırılmasını saÄŸlar.

        Ã‡evresel sinir sistemi ise diÄŸer organlar ile beyin arasında iletimi saÄŸlayan sinir sistemleri bütünüdür. Bu da kendi arasında ikiye ayrılır… Birincisi somatik sinir sistemi olup isteÄŸimizle yapılan davranışları (yazı yazma, ÅŸarkı söyleme gibi ) yönlendirir. İkincisi ise otonom sinir sistemi olup kontrol dışı kısımların yönlendirilmesini saÄŸlar…

 

(Lütfi ŞAHİN Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir )

 

 


Son Güncelleme: Perşembe, 30 Nisan 2009 12:59
 
Author of this article: Biyologlar.Net