Şu anda 4 konuk çevrimiçi

Biyologların Forumu
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
EN ALT Beğenilen: 0
BAŞLIK: HAYAT VI
#1033
bilimsel (Kullanıcı)
Biyolog
Gönderiler: 527
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HAYAT VI 3 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11  
# VARLIKLARIN ?EVRE KO?ULLARINI ALGILAYIP KEND?LER?N? ONA G?RE AYARLAMALARI = S?NERJET?K S?STEM?N OLU?UMU

1. Bilgi Ve Bilin? Sistemleri
1. H?cre Bilinci

G?r?ld??? ?zere, evrendeki her nesne (ister molek?l, ister h?cre, ister insan) ?evrelerindeki durumu alg?lay?p ona g?re davranabilme yetene?ine sahiptirler. Bilin? diye, bir nesnenin ?evresindeki ko?ullar? ve bunlardaki de?i?imleri fark etmesi ve ona g?re kendini ayarlamas? olarak tan?mlarsak, o zaman h?crelerin de bir bilince sahip olduklar?n? kabul etmek zorunday?z.

Bir insan?n olu?umuna bakt???m?zda, h?creden ba?lay?p, olgunla?m?? bir bireye do?ru devam eden ad?m-ad?m bir de?i?im-d?n???m sistemi (de?i?im-d?n???m = evrim) g?r?r?z. Bu de?i?im-d?n???m, bedendeki baz? h?crelerin ?rettikleri baz? hormonlar?n v?cutta olu?turduklar? bir "kutupla?mayla" ba?lar. Bu kutupla?ma di?er baz? h?creleri etkiler, onlar?n ?retti?i ?r?nler bir ba?ka gurup h?creyi etkiler, vs. ve b?ylece birbirini takip eden bir biyokimyasal reaksiyonlar zinciri ba?lar. V?cutta olu?an bu reaksiyonlar, insanlarda "kutupla?ma duygusu" olu?turur ve farkl? cinsleri birbirlerine yak?nla?t?r?r. Farkl? cinsteki insanlar?n birle?meleriyle, ?reme h?creleri kayna??p yeni bir hayat?n ba?lamas?na y?nelik ?o?almalar?na ba?larlar: 2,4,8,16,32,... ve bu arada bulunduklar? ortamla etkile?imlerini s?rd?rerek belirli bir reaksiyon sistemi sonucunda ortamdaki kutupla?maya uygun olarak, olu?turacaklar? h?cre ortakl??? sisteminde g?rev da??t?m?na ve uzmanla?maya ba?larlar. Hormonlar?n kimyasal yo?unluklar?ndaki farkl?l?klara g?re, neredeki h?crelerin kafa, neredekilerin g?vde, neredekilerin kol ve bacak olu?turacaklar?, hangi h?crelerin hangi organ? olu?turacaklar?, vs. belirlenir ve geli?me bu sistem ?zerine devam ederek yavru ?ekillenmeye ba?lan?r. Birbirini takip eden bu reaksiyonlar zinciri do?umdan sonra da devam eder ve birey olgunla??r ve bayrak yar???nda ko?ma s?ras? ona gelir! Onun bedenindeki g?revliler de deneyimlerini yeni yazacaklar? kitaba aktar?rlar ve h?cre d?ng?s? b?yle devam eder. G?r?ld??? ?zere, bireysel hayat, b?y?k hayat ?ark?n?n bir di?lisi olur; de?i?im ve d?n???mler ise, hem bireysel, hem de b?y?k ?arkta s?rekli olarak devam eder. Bireysel geli?imde evrim t?m a?amalar?yla g?r?l?r: Tek h?creli d?nem, morula-blastula-gastrula-d?nemleri, bal?k d?nemi, s?r?ngen d?nemi, memeli d?nemi, orans?z bedenli yeni do?mu?, oranl? bedenli gen?lik, k?r???kl? olgunluk, kamburla?m?? ya?l?l?k ve d?ng?n?n tamamlanmas?.

bebe.jpg (140424 bytes)

?ekil 6: Bir insan?n olu?umundaki de?i?im - d?n???m a?amalar?. Bir ?ocuk b?y?d?k?e, ?reme organlar? faaliyete ge?erler ve kal?tsal olarak kendilerine aktar?lm?? olan bilgi kitap????n? yeniden yazarak, kendilerinden sonrakilere aktarmaya koyulurlar. Beden i?indeki her h?crede, bu kitap????n bir kopyas? vard?r ve ilgili g?revliler kopyalama i?lemine ba?larlar. ?lk kopyalar, testis veya yumurtal?ktaki germinal epithelium h?crelerince olu?turulurlar. Bu kopyalar g?vde i?inde dola?t?r?larak, o anki ko?ullar? yans?tan bilgilerin eklenmesi i?lemi tamamlan?r ve kitap g?ncellenmi? olur. Ya?am ortam?n?n ko?ullar? s?rekli olarak de?i?tiklerinden, yeni olu?turulan kopyalara zorunlu olarak yans?t?l?rlar: yediklerimizle, i?tiklerimizle, soluduklar?m?zla, koklad?klar?m?zla, veya bedenimizi delip ge?en X-???nlar? vs. gibi radyasyonlarla! Bu nedenle, her yeni yaz?lan h?cre kitab?, bir ?ncekinden az veya ?ok farkl? olur. Bunun i?indir ki, her yeni do?an yavru, az veya ?ok, atalar?ndan farkl?d?r. Yery?z?nde hayat?n ba?lang?c?ndan beri, h?creler ya?ad?klar?n? yavrular?na aktara gelmi?lerdir ve onlar?n miras??lar? da, kendilerine aktar?lan bu bilgilere uygun olarak, olu?um ve geli?imlerini tamamlay?p, kendi deneyimlerini de bunlara katarak, bu bilgileri kendilerinden sonrakilere aktarmaya devam etmektedirler.

Zaman de?i?im ve d?n???m?n g?stergesi, hayat da zaman?n bir dilimi oldu?undan, bir insan olarak bizlerin hayat?n?n da bu de?i?im-d?n???m sisteminin (yani evrimin) bir ad?m? olmas? zaten beklenen bir durumdur. T?m duygu, d???nce ve davran??lar?m?z, bu de?i?im ve d?n???m sistemi ?er?evesinde, enerjinin bir ?ekilden di?erine d?n???m?nden ba?ka bir ?ey de?ildirler. Bir ?eye ?z?ld???m?z veya bir ?eye sevindi?imizde, bedenimiz i?indeki bir ?e?it kimyasal madde bir ba?ka t?rde bir kimyasal bile?ime d?n???r ve bu ?ekilde bizlerin duygular? olu?mu? olur. Bu nedenle evrim t?m hayat olaylar?nda mevcuttur.

De?i?im ve d?n???mleri ba?latacak olan ilk etkile?imler en k???k ??elerle ba?larlar. ?rne?in X-???nlar? bedenimizden ge?erken, ?e?itli molek?llere ?arparak onlarla etkile?ime girerler ve yap?lar?nda de?i?ikliklere yol a?arlar. Onlardaki de?i?iklikler, onlar?n birle?meleriyle olu?an organellerin ?zelliklerinde de?i?im ve d?n???m olu?mas?na; organellerdeki de?i?im-d?n???mler, h?crelerin ?zelliklerinde de?i?im ve d?n???m olu?mas?na; h?crelerdeki de?i?imler organlar?n ?zelliklerinde de?i?im ve d?n???m olu?mas?na; organlardaki de?i?imler s?z konusu canl?n?n ?zelliklerinde de?i?im ve d?n???m olu?mas?na yol a?ar; (insanlar?n d???nce ve davran??lar?ndaki de?i?imler, toplumlar?n olu?um ve ?ekillenmesinde de?i?iklikler olu?mas?na) vs.. ??te bu ?ekilde birbirini takip eden de?i?im-d?n???m sistemi zincirleri birbirlerini takip eder ve “hayat” dedi?imiz de?i?im-d?n???m ?arklar? ortaya ??karlar.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1034
bilimsel (Kullanıcı)
Biyolog
Gönderiler: 527
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HAYAT VII 3 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11  
# ATALARIMIZIN B?LG? D?ZEY? ve TOPLUM ANLAYI?LARI

?imdi k?sa olarak insanlar?n toplumsal sistem olu?turma ?abalar?n?n k?sa bir ?zetini verelim:

?lk toplumsalla?ma ad?mlar?n?n, deniz seviyesinin d???k oldu?u yakla??k on bin y?l ?ncelerine ait bir d?nemde, Basra K?rfezi taban?ndaki adalara d?n??m?? t?mseklerde ya?ayan insanlarca ba?lat?ld??? ve bunlardan en son olarak S?merler denilen bir kavmin, yaz?l? yasalar ve toplumsalla?ma kurallar?yla, denize g?m?len adalar?ndan kurtularak F?rat-Dicle a?z?nda karaya ??k?p, bu uygarl?klar?n? d?nyaya ta??d?klar?, yukar?da a??klanm??t?.

S?merlere g?re toplumsal hayat, ilahi g??ler (tanr?lar) taraf?ndan saptanm?? 100 kadar me ile d?zenlenir; bu me’ler tanr?larla ili?ki kurabilen ve kutsal say?lan insanlarca insanl??a bildirilirler. Her kentin veya her kavmin kendine has bir kutsal temsilcisi olur. S?merler de, daha ?nceki devirlerden kendilerine aktar?lan zaman ve hayat kavramlar?na uygun olarak, zaman?, de?i?im ve d?n???mlerin g?stergesi olarak de?il, ebedi yarat?c?ya endeksli bir sonsuzluk olarak yorumlad?klar? i?in, do?um ve ?l?mleri de de?i?im ve d?n???mlerin bir ad?m? olarak g?rememi?ler ve “sonsuz zaman” kavram?na uygun bir ebedi hayat tasarlam??lar ve bu sonsuz hayat?n da, tabak ?eklindeki bu d?nyada de?il, ki?inin s?n?f?na g?re, ya g?kte veya yer alt? d?nyas?nda olaca??na inanm??lard?r. Bu “ebedi ?teki d?nya hayat?” S?merler zaman?ndan beri (belki ?ok daha ?nceleri de) d?nyan?n en eski hayali ticareti olarak pazarlanmaya ba?lanm?? ve zaman zaman fiyatlar ?yle y?kselmi?tir ki, insanlar?n a??r? yak?nmalar? ?zerine, krallar yasalarla bu ticarete s?n?rlar koymak zorunda kalm??lard?r. (Urukagina krall???nda her ?len i?in 1 yatak, 1 ke?i, ... ?l?ek tah?l, ... ?l?ek bira al?naca??na dair ?ivi yaz?l? tablet vard?r, Schm?kel 1962.)

Do?a ve d?nyada de?i?im ve d?n???mler birbirini takip eder ve insanlar?n bilgi ve bilin? d?zeyi de buna uygun olarak de?i?tik?e, “de?i?mez” olarak bilinen “me”lerin de?i?meleri zorunlu olunca, tanr?lar?n ‘ilahi kurallar?nda’ bir de?i?iklik s?z konusu olamayaca?? temel d???ncesinden hareketle, (bazen bu kurallar?n zamanla insanlar taraf?ndan bozulmu? olmalar? gereklili?ine s???n?larak), bazen her kavmin kendine has tanr? temsilcisi olaca?? ilkesine dayan?lark, s?ras?yla, ?nce “Eski Ahit” ad? alt?nda yeni bir ilahi bildirge bir kavim taraf?ndan ortaya at?l?r; sonra “Yeni Ahit” ad? alt?nda yeni bir ilahi bildirge ortaya konur; daha sonra Arap?a konu?an kavimler i?in “Kuran” geldi?i bildirilir; sonra bunlar?n ?e?itli ve farkl? yorumlamalar? ortaya at?l?r, vs.. (S?mer belgeleri kil tabletler ?zerine ?ivi yaz?s?yla yaz?lm??lard?r, silinip de?i?tirilmeleri m?mk?n de?ildir; Eski Ahid’in ise, M.?. tarihlerden kalan n?shalar? ?l? Deniz k?y?s?ndaki ma?aralarda bulunmu? ve g?n?m?zdekilerden farkl? olmad??? ortaya ??km??t?r!) Bat? d?nyas?ndaki geli?meler bu ?ekilde birbirlerini takip ederken, “do?u” aleminde “do?a ve d?nyay?” do?ru yorumlad???na inan?lan ?e?itli doktrinler ortaya ??karlar: Budizm, Taoizm, vs..

?nsanl???n bilgi ve mant?k d?zeyi s?rekli de?i?ip geli?tik?e, baz? dogmatik gelenekler zorla da olsa de?i?tirilmeye ba?lan?r. “Frans?z ihtilali” ile “u?akl?k-efendilik” gibi kavramlara kar?? ??k?l?r, t?m insanlar?n do?al sistemde e?it haklara sahip oldu?u, vs. gibi ?a?da? insanl?k yarg?lar? kabul edilmeye ba?lan?r. Bu arada teknolojik alandaki geli?meler bireysel ?retimden, kitlesel ?retime ge?i?e olanak sa?lay?p, end?strile?me ba?lay?nca, sosyal ya?am?n dogmatik geleneklerinde tekrar b?y?k de?i?iklikler yap?lmas? zorunlu olur ve zorlu m?cadelelerden sonra, sosyal devlet, i??i haklar?, sosyal g?venlik, vs. gibi yeni kavramlar, yeni ya?am doktrinleri ortaya ??kar: Marksizm, kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, vs..

Do?adaki ola?an de?i?im ve d?n???mler devam eder ve insanl???n bilgi ve beceri d?zeyi de bu de?i?imlerden nasibini alarak ve g?n?m?ze gelindi?inde, art?k teknoloji ?ylesine geli?mi? bir duruma ula??r ki, art?k insanlar sabahleyin d?nyan?n bir k??esinde yataklar?ndan kalk?p, ??leye kadar d?nyan?n ?evresinde yar?m tur at?p bir ba?ka devlet s?n?rlar? i?inde ??le yeme?ini yerken bir i? ba?lant?s? yapmaktalar, ak?ama kadar bir ba?ka yar?m d?nya turu at?p bir ba?ka devlet s?n?rlar? i?ine girmekte, bir ba?ka i? g?r??mesi yapmaktalar. Haberle?me daha da h?zl? bir boyut kazanm?? durumda: cep telefonlar?, bilgisayarlar ve internet ba?lant?lar? ile insanl?k, devlet s?n?rlar? tan?madan, hem kar??l?kl? olarak ticaret ve al??-veri? yapmakta, hem sohbet ve e?lencelere dalmaktad?r. Art?k bu durumda geleneksel “tam ba??ms?z devlet” kavram?n?n bir anlam? kalmamakta, ve t?m insanl?k “globalle?me” denilen yeni bir sosyal ya?am tarz?na do?ru kaymaktad?r.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1035
bilimsel (Kullanıcı)
Biyolog
Gönderiler: 527
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HAYAT VIII 3 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11  
H?CRE B?L?NC? – ?NSAN B?L?NC? AYRIMLA?MASI

?ekil 2’de ?zetlenen arkeolojik-antropolojik verilerden anla??ld??? ve ?ekil 7’de g?r?ld??? ?zere, insanlar? olu?turan h?creler ?nemli de?i?im ve d?n???mler ge?irerek, gittik?e daha b?y?k bir beyin korteksi olu?turmaya ba?lam??lar ve bu yeni olu?turulan alanlar?, d?? d?nyadan duyu organlar?yla al?nan verilerin yorumlanmas?na ay?rm??lard?r. Son 30 bin y?ll?k d?nemde, bu olu?um meyvelerini vermeye ba?lam?? ve insan dedi?imiz bu h?cre kolonileri, art?k “h?cre kolonisi = insan” olarak bir ?eyler planlay?p ?retmeye, yani, ok, m?zrak, ?ar?k, ?ad?r, hayvan derisinden giysiler gibi k?lt?r eserleri olu?turmaya ba?lam??lard?r. Bu t?r k?lt?r ?r?nlerini tasarlayan ve yapan art?k h?creler de?il, h?crelerin kolonisi olan insan bedenleridir. Daha ?nceleri a??kland??? ?zere, herhangi bir ?eyin olu?turulmas? “bilgi” sayesinde oldu?una g?re, beyinlerde h?cresel bilin? ile koloni bilinci (= insan bilinci) ayr?mla?mas? ba?lam??t?r. (H?creselli?in bilinmedi?i d?nemlerde atalar?m?z bu ayr?m? bilin?, bilin?-alt? veya i?g?d? gibi terimlerle ifade etmi?lerdir.)

H?cre Bilinci – ?nsan Bilinci Ayr?m?n?n ?nemi

Hayvanlar?n tersine, insan elbise veya evler yaparak so?uk-veya s?ca?a kar?? bedensel sorunlar?n? ??zme yoluna gitmi?; tar?m ve hayvanc?l?k yaparak besin kaynaklar? se?imini ve besinlerin depolanmas? i?ini h?crelerinden devralm??t?r. G?n?m?zde baz? insanlar hala bedenleri i?inde besin depoluyorlarsa (yani ?i?manl?k denilen bir dertleri varsa), bu onlar?n beyin programlamalar?nda bir hata yap?ld???n?n g?stergesidir. (Hayvanlar k??l?k veya k?tl?k d?nemlerine, genellikle bedenlerinde birikim yaparak ??z?m bulmu?larken, insanlar besinlerini d??ar?da depolarlar.)

?ekil 2’de yap?lan insan tan?m? uyar?nca, insan, sorunlar?n? bedeni i?inde de?il bedeni d???nda ??zmeye ?al??an bir yarat?kt?r. Bu beden h?crelerden olu?an bir koloni oldu?una g?re, mant??? sa?lam bir insan, her yapaca?? i?in bedeni i?indeki h?crelerle ne kadar uyumlu veya uyumsuz oldu?unu ara?t?rarak yapmak zorundad?r. Ama yukar?da a??klanan mant?k ?arp?kl??? olu?umu sistemi nedeniyle (yani, “canl?l?klar?n?” h?crelerine de?il de, “ruh” dedikleri metafiziksel bir kavarama ba?lad?klar? i?in), maalesef, bu konularda pek ba?ar?l? olamam??t?r.

Bedenimizin ?ekli, ?mr?, organlar aras? ili?kiler (sa?l?k sorunlar?), vs. tamamen h?cresel bilin? sisteminin etkisi ve yetkisi dahilinde oldu?undan, bu konularda insanlar?n fikir ?retmeye kalkmalar?, h?cre bilinci sistemine m?dahale olur ve onlar?n i?letim sistemlerinin bozulmas?na yol a?ar. ?nsanlar?n yapmas? gereken tek ?ey, yapacaklar? her ?eyin, atacaklar? her ad?m?n, h?crelerde nas?l bir etki yapaca??n?n, onlarca nas?l yorumlanaca??n?n bilincinde olmalar?ndan ibarettir. Bunun tek yolu da, h?crelerimizin dilini ??renmekten ge?er. Bir insan?n “Acaba ne kadar ya?ayaca??m? Acaba hasta olur muyum?” Vs. gibi sorunlar? kafas?ndan ge?irmesi, tamamen yukar?da a??klanan t?rde bir mant?k ?arp?kl??? sonucudur ve kafas?nda bu t?r sorular bulunan insanlar?n s?r?yle sa?l?k sorunu olur. ?nsan, h?cre bilincinden devrald??? sorumluluklar?yla, h?cre bilinci aras?ndaki ili?kileri ara?t?r?p, neyi nas?l yaparsa, h?creleriyle daha uyumlu olarak ya?ayabilir konusunda fikir ?retmeye ?al??mal?d?r.

H?CRELER?N (B?L?N? S?STEMLER?N?N) MUTLAKA B?L?NMES? GEREKEN BAZI ?ZELL?KLER?

H?cre bilincinin ba??ms?zl??? ve ?nemi uzay yolculuklar? s?ras?nda ortaya ??km??t?r. Uzunca bir s?re yeryuvar?n?n ?ekim kuvveti etkisinden yoksun olarak uzayda uydular i?inde ya?ayan astronotlar?n v?cutlar?nda, d?nyaya geri d?nd?klerinde ?ok ?nemli baz? de?i?iklikler olu?tu?u g?zlemlenmi?tir: Astronotlarda kas ve kemik erimesi olu?maya ba?lam??, tabir yerindeyse “bir deri bir kemik kalm??lard?r.” Yine tam bu y?llarda biyologlar h?cre kolonilerinden olu?an canl?larda (insan vs.) koloni ya?am? sisteminin ?ok belirgin kurallar? oldu?unu, ve bunlar aras?nda ‘De?i?en – d?n??en do?a ko?ullar?na uygun olarak, hizmetlerine gerek duyulmayan h?creler kendiliklerinden hayatlar?na son vereceklerdir. De?i?imlere uyum i?in ba?ka bir alanda hizmete gerek oldu?unda, o hizmete uyumlu hale d?n??eceklerdir' ?eklinde bir genel apoptoz kural?n?n varl???n? ispatlam??lard?r (bak. ?ekil 9).

apopt.jpg (90966 bytes)

?ekil 9: H?crelerin olu?turduklar? ortakl?k ili?kilerinde temel ilkelerden birini APOPTOZ kural? olu?turur: De?i?en – d?n??en do?a ko?ullar?na uygun olarak, hizmetlerine gerek duyulmayan h?creler kendiliklerinden hayatlar?na son vereceklerdir. De?i?imlere uyum i?in ba?ka bir alanda hizmete gerek oldu?unda, o hizmete uyumlu hale d?n??eceklerdir. ??te bu ?ekilde, kurba?an?n kuyru?u, veyahut bebeklerin parmaklar? aras?ndaki “perde”, de?i?en ya?am ko?ullar? kar??s?nda at?k gerek duyulmad??? i?in kendiliklerinden yok olurlar; veyahut g?z merce?i gibi ?effaf bir proteine d?n??erek, canl?n?n g?z organ?n? olu?turmaya kat?l?rlar; veyahut deri h?creleri gibi h?cre kolonisi hayat?n? d?? ortama kar?? korumaya al?rlar, vs... (Kuyruk veya perde, h?crelerin atalar?ndan devrald?klar? gen kitap??klar?nda kay?tl? bilgilere g?re, olu?um evrelerinde zorunlu olarak olu?urlar.)

??te bu apoptoz kural?n?n ke?fiyle birlikte, uzun s?re uzayda kalan astronotlar?n kas ve kemiklerinde neden “erime” olu?tu?u anla??l?r olmu?tur: Uzayda gravite kuvveti hemen hemen hi? olmad???ndan, hafif?e z?playan bir insan?n kafas? uydunun tavan?na ?arpmaktad?r. Bedendeki h?creler gravite kuvvetinin yoklu?unu alg?larlar, kendilerine hi? g?rev d??medi?ini farkeden kas h?creleri intihar etmeye ba?larlar; ve kendilerine tutunacak kas olmay?nca da fazla kemik malzemesi yok edilmeye ba?lan?r, vs.. Bu olgunun saptanmas?ndan sonra, uydulara bir s?r? spor aleti y?klenmeye ba?lanm??t?r ve astronotlar zamanlar?n?n ?ok b?y?k bir k?sm?n? kaslar?n? ?al??t?rarak ge?irmek zorundad?rlar. B?ylelikle h?crelere "size ihtiya? var" mesaj? verilmi? olur. Bu bir yerde h?crelerimizi aldatmak anlam?na gelir. Ancak, uzun vadede d???n?ld???nde, olay h?crelerimizi aldatmak de?il, 'durumun ge?ici oldu?u, gelecekte bu ortamda ya?anmaya niyet olmad??? ve eski ya?am ortam?na d?n?lece?i' olgusunun vurgulanmas?d?r. ?ayet durum ge?ici de?il de s?rekli olacaksa, o zaman spor aletlerine ve bu yorucu antremanlara ihtiya? yoktur, ve h?creler kendi bildiklerini uygulamaya koyulurlar ve yeni bir t?r olu?turmak i?in faaliyete ge?erler ve a?a??daki olay ger?ekle?ir.
De?i?en Do?a Ko?ullar?n?n S?reklilik Kazanmas? Durumunda, Beden Yap?s?n?n Yeniden Dizayn Edilerek, Yeni T?r Olu?turulmas?

Uzayda s?rekli ya?amaya uygun olarak yap?lm??, b?y?k bir uydu i?inde ya?amaya ba?layan insanlar?n durumlar?n? ele alal?m ve bu insanlar?n tekrar d?nyaya d?nmek gibi bir niyetlerinin bulunmad???n? varsayal?m. D?nyaya tekrar d?nme niyeti olmad???na g?re, insanlar?n art?k 8-10 saat zoraki, a??r jimnastik hareketleri yapmalar?na da gerek kalmam??t?r ve bu t?r aletler de uyduda bulunmamaktad?r. Bu durumda, gravite kuvvetinin ?ok d???k olmas? sonucu, bedenlerdeki fazla kaslar ve kemikler eriyecekler ve ince-uzun, s?ska insanlar ortaya ??kacakt?r. Bu s?ska insanlardan do?an ?ocuklar ise, daha k???kl?klerinden itibaren, az kasl? ve kemikli olarak b?y?yeceklerdir. Bir ?ok nesil s?rekli bu ?ekilde s?ska t?rde geli?tikten sonra, yeni olu?turulacak d?l h?crelerinde, bu de?i?iklikler art?k otomatik hale d?n??t?r?lecekler ve kal?tsalla?t?r?lacaklard?r. Yani kromozomlara i?lenerek, otomatik olarak nesilden nesile aktar?lmaya ba?lanacaklard?r ve bu ?ekilde uzay ya?am?na uyum sa?lam?? yeni bir insan t?r? ortaya ??km?? olacakt?r. Bu yeni insan t?r?, herhangi bir nedenle D?nyam?za geri d?nm?? olsa, art?k bizlerin aras?nda ya?ay?p, neslini devam ettiremez durumdad?r, ??nk?, genleri ?ylesine farkl?la?m?? olacakt?r ki, art?k "d?l tutmayacakt?r".

Bu d???nsel deneyin ger?eklere uygunlu?u, uzayda uzun s?re kalan astronotlar?n bedenlerinde olu?an de?i?im-d?n???mlerle ?spatlanm?? durumdad?r. S?rekli o ortamda ya?amaya mecbur olduklar?n?n fark?na varacak h?crelerin, bu bedensel uyum d?n???mlerini s?rekli k?lmalar? ve kal?tsal bilgi depolar?na aktarmalar? ise, sadece bir formalitedir.

Buna benzer bir olay tav?anlar ?zerinde denenerek ya?anm??t?r. Madeira adas? Afrika'n?n yakla??k 500 km kuzeybat?s?nda Atlantik Okyanusu i?indeki bir adad?r. Bu ada 15.y?zy?l sonlar?na do?ru Portekizlilerce bulunarak, yerle?ime a??lm??t?r. Ada, Atlantik Okyanusunun olu?umundan sonra volkanik bir patlama sonucu olu?mu? oldu?undan, bulundu?unda, ?zerinde tav?an, kurt, ?akal, tilki, vs. gibi memeli hayvan bulunmamaktad?r. ?nsanlar adaya yerle?irken, Avrupa tav?an?, koyun, s???r, vs. gibi baz? memelileri de adaya ta??m??lard?r. Adada hi? y?rt?c? bir hayvan olmad???ndan tav?anlar korkusuz bir yaban hayat? ya?amaya ba?lam??lard?r. Bu korkusuz ya?am sonucu, ani ka??? vs. gibi davran??lar gereksiz oldu?undan, tav?anlar?n h?zl? ka???? kolayla?t?ran kaslar? yok olmaya ba?lam??, gittik?e tombul ve yava? hareket eden bir tav?ana d?n??m??lerdir. 19.y?zy?lda insanlar merak edip, bu tav?an?n yeni bir tav?an t?r? olup olmad???n? denemek istemi?lerdir. Bir t?r yeni ise, ba?ka t?rlerle art?k e?le?ip, yavru ?retemez. Ana K?tadaki tav?anlarla yap?lan t?m d?llenme ?abalar? sonu?suz kalm??t?r: Yani Madeira tav?an?n?n genetik yap?s?, di?er atalar?n?nkinden o kadar farkl?la?m??t?r ki, art?k kromozomlar kar??l?kl? olarak birbirleriyle "anahtar-kilit" sistemi gibi uyu?mamaktad?r!

Yakla??k 4-5 milyon y?l ?nceleri, d?rt ayakl? memeli yarat?klardan iki ayakl? insans? (hominid) yarat?klar?n olu?mas? olay? da, yine buna benzer bir ortam de?i?ikli?i sonucu olu?mu?tur. Ormanlarda ve a?a?lar ?zerinde ya?amaya al???k 4 ayakl? bir memeli yarat?k gurubunun, Do?u Afrika b?lgesindeki yerkabu?u y?kselmesi ve yar?lmas? sonucu, ya?am ortamlar?n?n savana ortam?na d?n??mesi ve bu de?i?ik ortamda izole (hapis) kalmalar? sonucu, beslenme-savunma sistemlerinde de?i?iklikler olu?maya ba?lam??, ve bu de?i?ikliklerin ?ok uzun y?llar s?rmesi sonucu, a?a?larda-d?rt-ayakl?-ya?ama sisteminden, savanlar-aras?nda-iki-ayak-?zerinde-ya?am tarz?na ge?i? zorunlu olmu? ve hominid denilen iki ayakl? yeni bir cins (Australaopitechus) ortaya ??km??t?r. Daha sonralar? ya?am ortamlar?nda ba?ka t?rlerde de ?ok de?i?iklikler olmas? kar??s?nda, bu ?ok farkl? t?rdeki de?i?imleri daha iyi de?erlendirebilecek, geli?mi? bir veri-yorumlama sistemi olu?turma y?ntemine ge?ilmi? ve gittik?e b?y?yen bir beyin sistemi olu?turulmu? ve Homo habilis'le ba?lay?p, Homo erectus'la devam edip, Homo sapiens'le s?rmekte olan farkl? insan t?rleri hayata ge?mi?lerdir.

Bu olaylar, h?crelerin ?evre fakt?rlerini ve de?i?imleri ne kadar iyi alg?lay?p, kendilerini bu de?i?en ko?ullara nas?l uygun hale getirdiklerinin ve yeni t?rlerin nas?l olu?tu?unun, tipik ?rnekleridir. Evrim olay?n?n bu ?ekilde ger?ekle?ebilmesinin ko?ulu ise, evrim ge?irecek canl? gurubunun izole edilmi? olmas? gereklili?idir. Evrim, H?cre Bilincinin, De?i?en Do?a Ko?ullar?n?n Fark?na Var?p, Kendilerini Yeniden Dizayn Etmeleri Olgusudur.

Al??kanl?k Dedi?imiz Olay, H?cre Bilincinin ?d?llendirme Sistemi Sonucudur!

H?creler s?rekli de?i?im ve d?n???m i?indeki bir do?ada ya?ad?klar?n?n bilincindedirler. Hayvan veya bitki gibi b?y?k g?vdeler olu?turarak h?cre kolonileri veya ortakl?klar? ?eklinde ya?ayan sistemlerde, bu ortakl???n ba?ar?l? olmas? i?in, bir ?ok ortakl?k ilkesi olu?turulmu?tur. Bu ilkeler, bazen apoptoz kural?nda oldu?u ?zere, kat? ve ac?mas?z olabildi?i gibi, al??kanl?k ad?n? takt???m?z olaylarda oldu?u ?zere, ?ok ho? ve vazge?ilmesi zor davran??lar da olabilirler. Peki bu al??kanl?klar nas?l ve neden olu?turulurlar? Nedeni gayet a??k ve anlaml?d?r: Beden i?indeki h?creler ?u prensipten hareket etmi?lerdir: D?? d?nyada bir olay (bir i? veya eylem) s?k s?k oluyorsa, ‘do?a ko?ullar? bu y?nde de?i?mi? ve buna uyum sa?lanmas?, bedenin (koloninin) bu ya?am ortam?na uyumu i?in gereklidir’ demektir. Bu uyumun sa?lanmas?n? kolayla?t?rmak i?in h?cre kolonilerinde bulunan ??z?m yolu ise, s?k s?k yap?lan (yap?lmas? gereken) eylemlerin “?d?l listesine” konulmas?d?r! ?rne?in bir ki?i s?k s?k kahvehaneye gidiyorsa, s?k s?k bir oyunu oynuyorsa, s?k s?k sigara i?iyorsa, vs., bu eylemler “?d?l listelerine” al?n?rlar ve bu eylemlerin ger?ekle?tirilmesinde kendilerine g?rev d??en h?creler s?k s?k uyar?larak bu g?revi yapmalar? i?in te?vik edilirler. Bu nedenle, hangi eylemleri ne kadar s?k yap?p yapmayaca??m?z, nelerin al??kanl??a d?n??mesi, nelerin d?n??memesi, bizlerin davran???na ve bilincine ba?l?d?r. Bedenimiz i?inde ?zel ve kendilerine has ?zel bir bilin? sistemi olan yarat?klar oldu?unun fark?nda oldu?umuzda, art?k k?t? bir al??kanl??a y?nelmemiz pek m?mk?n olmayacakt?r.

Ba??ml?l?k Dedi?imiz Olay H?creler Aras? ?leti?imde Kullan?lan Bir Maddenin Bilin?sizce ve Geli?i-g?zel Kullan?larak H?crelerin Yan?lt?lmas?d?r.

H?creler beden i?indeki ya?amlar?nda kendi aralar?nda anla?mak i?in ?ok ?e?itli t?rlerde kimyasal maddeler kullan?rlar. Bu molek?ller, h?crelerin “al??-veri?” veya “ileti?im” kap?lar? olan resept?rleri vas?tas?yla h?crelere etki ederler ve onlarda gerekli etki ve tepkilerin olu?turulmas?na yol a?arlar. Endorfin dedi?imiz bile?ik de h?creler aras? haberle?mede kullan?lan molek?llerden biridir ve a?r?-kesici bir g?revi vard?r. Bedenin bir yerinde bir yaralanma oldu?unda, ‘sorunlar?ndan haberdar olunuldu?u ve art?k ?ikayette bulunmamalar?’ anlam?nda oradaki h?crelere bu molek?lden g?nderilir. (Bedende bir yaralanma oldu?unda, oradakiler bu olay? haber vermezlerse, yaral? dokunun tamiri i?in g?revli h?crelerin bundan haberleri olmaz, ve bedenin ya?am? tehlikeye girer. Hi? ‘ac? duygusu’ olmayan bu t?rde insanlar da vard?r ve fark etmedikleri bir yaralanma –i? kanama, vs.- y?z?nden kolayca ?lebiliyorlar.)

Morfin denilen maddenin kimyasal yap?s? endorfin denilen molek?le ?ok benzer ve bu nedenle de suni a?r?-kesici olarak hekimlikte kullan?l?r. Bir insan, eroin, esrar, vs. gibi morfin molek?l? i?eren maddeler kulland???nda, bu a?r? kesici molek?ller t?m bedende yay?l?rlar ve bir s?re i?in t?m bedende bir gev?eme-rahatlamaya yol a?arlar. Bu olay s?k s?k tekrarlanmaya ba?land???nda ise, bedendeki h?creler hi? a?r?lar?-dertleri olmad??? halde kendilerine s?rekli ‘a?r?-kesici’ verildi?inden, d?? d?nyada ko?ullar?n de?i?mi? oldu?u sonucuna vararak, endorfin maddesine kar?? ‘duyarl?l?k’ derecelerini (veya endorfin e?ik de?erini) y?kseltirler ve bedende s?rekli olarak belirli bir oranda endorfin bulunmas?n? normal ko?ul olarak kabul ederler. ??te art?k olan olmu?tur! Do?a ve d?nyada s?rekli de?i?imler oldu?u bilinciyle ya?ayan h?creler s?k s?k tekrarlanan bir eylem kar??s?nda gerekeni yapm??lar ve bu de?i?imlere kendilerini uydurmu?lard?r. Art?k onlara s?rekli olarak, ve de artan dozlarda, bu ‘uyu?turuculardan’ vermek zorundas?n?zd?r; vermezseniz, onlar s?rekli olarak ‘a?r?-sanc?’ duyduklar? mesaj?n? verecek ve sizi ??ld?rtacaklard?r! ??te h?creselli?imizi bilip, ona g?re davranmak bunun i?in ?ok ?nemlidir ve t?m sorunlar?m?z?n ??z?m? ancak bu durumda m?mk?n olacakt?r.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1036
bilimsel (Kullanıcı)
Biyolog
Gönderiler: 527
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HAYAT IX 3 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11  
1. H?CRESELL??E DAYALI E??T?M?N ?NEM? VE ?NSAN B?L?NC?

Canl?lar?n temel yap? ta?lar?n?n h?creler oldu?u yakla??k bir as?r ?nceleri ke?fedilmesine ra?men, insanl?k 25-30 y?l ?ncelerine kadar h?creselli?e dayal?, yani k???kten b?y??e do?ru etkile?imli (sinerjetik) ya?am sistemi hakk?nda pek bir ?ey bilmiyor ve ‘hayat’ dogmatik geleneksel bilgilerle a??klanmaya ?al???l?yordu. Son y?llardaki teknolojik geli?imler, hayat dedi?imiz olgunun v?cutlardaki h?cre denilen k???k yarat?klarca y?nlendirilip-denetlendi?ini ortaya koyunca, hayat dedi?imiz kavram hakk?ndaki insan bilincinde de de?i?iklikler yap?lmas? zorunluluk olmu?tur. ?nsanl???n bilincine varmas? gereken temel noktalar ?unlard?r:

1. Toplum dedi?imiz ya?am sistemi, daha dar bir ya?am ortam?nda, daha fazla insan bar?nd?rmaya y?nelik olarak, insanlar taraf?ndan ortaya konulan bir
2. birliktelik tarz?d?r. Bu birlikteli?i zorlayan g?ce self-assembly-force denilmi?tir ve d?nyam?zda yakla??k 3.5 milyar y?ldan beri basitten karma??k yap?l? canl?lara do?ru geli?en hayat ?e?itlili?inin olu?um ve geli?imlerini y?nlendirmi?tir. (?nce denizlerde bakterilerin olu?umu, sonra bakterilerin ortakl?klar?ndan ?ekirdekli tekh?crelilerin olu?malar?, daha sonra bu tekh?crelilerin ortakl?klar?ndan hayvan ve bitkilerin olu?umlar?, yakla??k 400 milyon y?l ?nceleri hayat?n denizlerden karaya, sonralar? havaya ve d?nyan?n her k??esine da??larak s?rekli bir ?e?itlenmenin s?regelmesi, vs.) Bu hayat sistemi hep s?rekli ?evredeki de?i?imleri alg?lamaya ?al??arak bu de?i?imlere uygun uyumlu yap?lar olu?turmak ve bu olu?umlar?n nas?l yap?laca??n? bilgi kitap??klar?na kay?t edip kendinden sonraki n?beti devralacaklara aktarmakla s?rd?r?le gelmi?tir.
3. Toplumsal hayat, insanlar taraf?ndan, do?adaki genel hayat sisteminin bir devam? olarak olu?turulmaya ?al???ld???na g?re, bu olu?um i?in de, do?a ve d?nyaya uyumlu bir bilgi sistemine gereksinim vard?r, ??nk? bilgi olmadan do?ada hi?bir ?ey olu?turulamamaktad?r.
4. ?nsanlar?n bilgi ve bilinci, bedenlerini olu?turan h?creleri taraf?ndan ?rg?tlenip, olu?turulmaktad?r. Bu nedenle bedenlerimiz i?indeki h?crelerin insan bilinci olu?umu a?amalar?nda nas?l davrand?klar?n? bilmek ve ona uygun davranmak zorunluluktur.

?imdi buna bakal?m.

1. ?nsan Bilinci Olu?umuna Y?nelik H?cresel ?rg?tlenmenin Ana Hatlar?

?nsanlar do?duklar?nda ?nemli bir bilgi ve bilin? sistemine sahip de?illerdir. ?nsanlar? insan yapan t?m bilgi ve bilin? sistemi, do?um sonras? e?itim ve ??retimle sa?lanmaktad?r. Bu e?itim ve ??retimin bir ?ok ?nemli a?amas? vard?r. Bunlardan sadece 4-5 tane ?rnek verilerek, insan bilinci olu?turulmas? a?amalar?nda h?crelerin genel olarak nas?l davran?p, nas?l bir ?rg?tlenme i?ine girdikleri, ve bu ?rg?tlenmenin daha sonralar? de?i?tirilip – de?i?tirilemeyece?i konular? a??klanacakt?r.

Bir insan bedeninde, bilgi ve bilin? olu?umunda g?rev alan h?creler beyin h?creleridir. Son 25-30 y?l i?inde yap?lan n?rofizyolojik ara?t?rmalar bu bilgi ve bilin? olu?umunun ana hatlar?n? ortaya ??karm??lard?r. Do?umdan ba?lanarak, beyindeki h?creler, ya?ad?klar? deneyimlere ve duyu organlar?ndan kendilerine aktar?lan bilgilere uygun olarak birbirleriyle akson ve dendritik t?rlerde ileti?im-etkile?im ba?lar? olu?turarak, insan bilincinin genel ?at?s?n? olu?turmaktad?rlar. Bu olu?umlar?n ana hatlar? ??yle ?zetlenebilir:

1. Do?umdan itibaren yavru ile ne kadar ?ok ilgilenilip, ne kadar farkl? konuda ?evresiyle etkile?im i?ine sokuluyorsa, yavrunun beynindeki sinir h?creleri o oranda birbirleriyle aksonal-dendritik ba?lant? olu?turuyorlar ve o oranda yetenekli oluyorlar. Sinir h?creleri aras?ndaki bu aksonal-dendritik ba? olu?turmas? oran?na k?saca ba?lant? oran?
2. diyelim Bir insan beyninde ba?lant? oran? ne kadar az ise, o insan o oranda daha duygusal; ba?lant? oran? ne kadar ?ok ise, o oranda daha mant?kl? davranmaktad?r!
3. Bebekler 2-3 ayl?k olana kadar derinlik kavram?ndan yoksundurlar; bu nedenle kendilerine uzat?lan bir nesneyi elleriyle yakalamakta zorluk ?ekerler. 3-5 aylar? aras?nda ?ocukla oynan?rken, ?ocu?un beyninde bu konuda g?rev alacak h?creler birbirleriyle ba?lant? i?ine sokularak, h?crelerin ?rg?tlenmesi ger?ekle?tirilir ve ?ocukta
4. derinlik kavram? olu?ur. (Bu 3-5 ay aras? d?nemde ?ocu?un g?zleri ve elleri ba?lanacak olursa ve onunla ingilenilmezse, ?ocukta derinlik kavram? pek olu?maz! Bundan ??kar?lacak sonu? ?ok ?ok ?nemlidir: ?nsan bilinci olu?turulmas?na y?nelik sinir h?creleri aras? ba?lant? olu?umlar? ‘zamana’ endekslidirler, yani her ba?lant? sistemi ana hatlar?yla belirli bir d?nem i?inde ger?ekle?mektedir. Bu d?nem atlan?rsa, daha sonralar?, sadece ?ok yar?m-yamalak bir ?rg?tlenme ancak sa?lanabilmektedir. Buna ait bir ?rnek bir sonraki paragrafta verilecektir.) Yakla??k 0-3 ya?lar? aras?nda bebeklerin beyinlerinde konu?ma sistemi olu?turulmas?
5. ile ilgili ?rg?tlenme ger?ekle?ir. Bu d?nemde ?ocukla ne kadar ?ok ilgilenilip, kendisiyle ne kadar d?zg?n bir ?ekilde konu?ulursa, ?ocu?un beyninde lisan ile ilgili h?crelerin ?rg?tlenmesi o oranda iyi geli?ir ve ?ocuk b?y?d???nde hem kendisini ?ok iyi ifade eder, hem konu?ulanlar? ?ok iyi anlar, hem de yabanc? lisan ??renmede daha ba?ar?l? olur. Bu d?nemde ?ocukla gere?i kadar ilgilenilmezse, ?ocu?un beynindeki lisan ile ilgili h?creler aras? ?rg?tlenme ger?ekle?mez ve ?ocuk bu konuda ?ok yeteneksiz olur. (Bu konuda maalesef ?ok ?z?c? bir olay bile ya?anm??t?r. 1970 y?l?nda Amerika’n?n California eyaletinde bir evde 13 ya??nda bir k?z ?ocu?u ‘Genie’, kom?ular?n ihbar? ?zerine, bir koltu?a ??r?l-??plak ba?l? olarak bulunmu?tur. ?ocu?un annesi sa??r-dilsiz bir kad?nd?r ve babas? ruh hastas? ve ?ocuk d??man? bir ki?idir. ?ocu?un a?lamalar? vs.den rahats?z olan baba, ?ocuk yakla??k 1,5 ya?lar?ndayken onu kemerlerle bir otura?a ba?lar ve bir odaya hapseder. Annesine de, ?ocu?a mama verme haricinde her ?eyi yasaklar. ?ocuk bu koltu?a ba?l? olarak 13 ya??na kadar ba?kalar?nca fark edilmeden ya?ar ve bulundu?unda tam bir yaban ?ocu?udur ve hi?bir insans? davran??? yoktur. Hemen bir uzman e?itimcinin bak?m?na verilir ve e?itilmesine ba?lan?r. Yakla??k 7 y?ll?k yo?un bir e?itimden sonra Genie ancak yakla??k 2 ya?lar?nda bir ?ocu?un konu?abilece?i kadar bir dil ??renebilmi?tir ve art?k daha fazla ??renebilmesi m?mk?n olmamaktad?r. (“S?t istemek”, “kalem almak” gibi ancak 2 s?zc?kl? ifadeler kullanabilmenin ?tesine ula?amam??t?r.) Bu olay a??k bir ?ekilde, bilin? dedi?imiz insanl?k vas?flar?n?n beyinlerdeki ilgili h?crelerin, belirli d?nemlerde, e?itim ve ??renim sayesinde birbirleriyle ba?lant? sistemi i?ine sokulmas? olay? oldu?unu g?stermektedir. Her insans? davran?? ?eklinin belirli bir olu?um safhas? vard?r; bu safhalarda gerekli e?itim ve ??retim verilmezse, bu ?zelli?in daha sonralar? tam olarak olu?turulmas? art?k m?mk?n olmamaktad?r.) ?ocuklar yakla??k 4 ya?lar?na vard?klar?nda,
hayat hakk?nda bir s?r? soru sormaya ba?larlar: ‘Nas?l do?dum? ?l?m nedir? Hayat nedir? Ni?in ya??yoruz? Saat ne, zaman ne? Aile ne? Toplum ne? Devlet ne?,vs.’ gibi do?a ve d?nya sistemi hakk?nda daha bir s?r? soru. Yakla??k 4-10 ya?lar? aras?n? kapsayan bu evre, ?ocuklar?n beyinlerinde bu konularda g?rev alacak h?crelerin birbirleri aras?nda uygun ba?lant? sistemleri olu?turacaklar? d?nemdir. Bu d?nemde ?zerinde ya?ad???m?z do?a ve d?nya nas?l ise, t?m ger?ekli?i ve ??plakl??? ile onlara anlat?lmal?d?r. Ve ?zerinde ya?ad???m?z bu do?a ve d?nya s?rekli bir de?i?im ve d?n???m i?indeki bir sitemdir. Ama gelenek ve g?reneklerimiz maalesef de?i?im ve d?n???ml? bir sisteme uygun de?ildir ve her toplum kendisine has bir do?a ve d?nya g?r???n? ?ocuklar?na aktarmakta ve fark?nda olmadan onlar?n beyinlerindeki h?crelerin hatal? bir ?ekilde birbirleriyle ba?lant? i?ine sokulmas?na (mant?k ?arp?kl??? olu?umuna) yol a?maktad?rlar. Ve bu olu?turulan ba?lant?lar?n daha sonralar? (15-20’den sonra) art?k de?i?tirilmeleri m?mk?n olamamaktad?r. (Atalar?m?z?n da pek g?zel bir benzetmeyle belirttikleri gibi, “a?a?lar ya?ken (gen?ken) e?ilirler” ‘ve b?y?d?klerinde art?k do?rultulamazlar.’ Yani insanlar?n davran??lar?n? belirleyen beyin h?creleri ?rg?tlenmesi ?ocukluk ?a??ndaki e?itimle belirlenir; lise veya ?niversite e?itimine ge?ildi?inde art?k i? i?ten ge?mi? olur.



H?crelerimiz hakk?ndaki bu k?sa bilgilerden ?u genellemeyi yapabiliriz: ?nsan bilinci insanlarca, h?cre bilinci h?crelerce olu?turulmaktad?r. H?creler do?a ve d?nyadaki de?i?im ve d?n???mleri alg?lamaya ?al??arak, nas?l bir g?vde, ne renkte bir deri, ne kadar sa?, ne t?rde bir g?z veya kulak, vs. olu?turacaklar? konusunda bilgi sahibi olmaya ?al???rlar, bu bilgileri gen denilen bilgi kal?plar?nda biriktirirler ve buradaki bilgilere dayanarak biz insanlar? veya bitkileri olu?turlar. Bunda ne kadar ba?ar?l? olduklar?, bir ku?un u?u?unda, bir bal???n y?zmesinde, bir b?ce?in ya?am ortam?na uymas?nda a??k?a g?r?lmektedir. Tek bir h?cre istedi?i y?nde u?ma yetene?ine sahip de?ilken, milyarlarca h?crenin ortakl???ndan olu?an bir ku?, h?crelerinin birbirleriyle uyumlu hareketleri sayesinde, ?ahane ?ekilde u?abilmektedir. Bir ku?un u?u?u i?in gerekli organlar?n olu?umu genlerde kay?tl? h?cre bilinci ile sa?lan?rken, ku?un bu organlar? nas?l kullan?p, onlar? nas?l uyumlu ?ekilde ?rg?tleyece?i, ku? bilinci sayesinde olmakta ve belli bir e?itimi gerektirmektedir. Ku? bu e?itimini, z?plama, u?u? denemeleri, vs. yaparak, sinir sistemindeki h?creleri birbirleriyle uyum i?ine sokacak ba?lant?lar olu?turarak ger?ekle?tirir. Z?play?p, u?u? denemesi yapacak bir kafeste yeti?tirimeyen bir ku?, b?y?d???nde serbest b?rak?lsa dahi, art?k u?amaz; ??nk? h?crelerin birbirleriyle ?rg?tlenme evresi (yani temel e?itim d?nemi) art?k ge?mi?tir!

?nsanda ise iki dereceli bir bilin? sistemi s?z konusudur. Bunlardan birincisi yukar?da ku? bilinci ?rne?inde a??klanan hayvansal d?zeydeki insan bilincidir ve yukar?da anlat?lan 1-4 evreleri aras? e?itimle olu?turulur. ?kincisi ise k?lt?r olu?turan insan ?zelliklerinin verildi?i 5. evreyi ve sonras?n? kapsar. ?nsanlar birinci (yani hayvans?) bilin? sistemi olu?umunu (kendisini tam anlam?yla ifade edebilme ve anlat?lanlar? tam anlam?yla kavrayabilme pek iyi olmasa da) iyi-k?t? olu?turmaktad?r. Fakat bilin? sisteminin ikinci basama??n?n (yani toplumsal davran?? sisteminin) olu?umunda olduk?a ba?ar?s?zd?r. ?nsanlar, s?rekli de?i?im ve d?n???m i?indeki bir do?a ve d?nyada ya?ad?klar?n? a??k se?ik g?zlemledikleri halde, ?ocuklar?n?n e?itimini (yani bilin? sistemi olu?umunu) de?i?mez-d?n??mez bir sonsuzluk ve sabitlik sistemi ilkelerine g?re yapmakta ve bu ?ekilde g?z-g?re-g?re hatal? bir bilin? sistemi olu?umuna neden olmaktad?rlar. Bunun sonucu, hem d?nya genelinde t?m insanlarda farkl? t?rlerde mant?k ?arp?kl?klar? olu?makta, ve insanlar aras? ili?kiler sa??rlar diyaloguna d?nmektedir, hem de bu yanl?? insan bilinci nedeniyle, insanlar kendi bilin? sistemleriyle ilgili olmayan, tersine h?crelerin bilin? sistemleriyle denetlenen konularda fikir olu?turmaya kalkarak, h?crelerin bilin? sistemine m?dahaleye kalkmakta ve bu ?ekilde ki?isel sa?l???n? bozmaktad?r. ??yle ki: Bizlerin bedenlerinin projelendirilmesi, yap?m?, ?mr? tamamen h?crelerimizin bilin? sistemiyle olu?turulup, denetlenmektedir. Dolay?s?yla ‘Acaba ne kadar ya?ayaca??m?, Hasta olacak m?y?m? Vs.’ ?eklinde sorular soracak ?ekilde yeti?tirilmi? bir insan?n mant???ndaki ?arp?kl??? anlayabilir misiniz? Bu sorular ?u ?ekilde sorulsa durum de?i?ir: ‘Acaba neyi nas?l yaparsam h?crelerim daha rahat ederler?’ ?zetlersek: H?cre bilinci ile insan bilinci aras?nda, ?ok temel farklar vard?r. H?cre bilinci, h?crelerin kendi i?lerindeki kromozom iplik?ikleri ?eklindeki h?cre kitap??klar?nda depolanan bilgilerden olu?urlar. ?nsan bilinci ise, "haf?za veya bellek" gibi h?creler aras? ?rg?tlenme ve etkile?im ?r?nleri olan bilgi depolar?nda olu?urlar ve nesilden nesile genetik olarak aktar?lamazlar. Onun i?in mutlaka e?itimle nesilden nesile aktar?lmalar? gerekir.

D?nya genelinde t?m insanl???n yapt??? temel hata bu 5. paragraftaki e?itimden kaynaklanmaktad?r. Bu d?nemde, her toplum ?ocuklar?n? kendi geleneklerine g?re yeti?tirmektedir. Bu geleneksel bilgiler ise genellikle 2-boyutlu bir do?a ve d?nya anlay???na dayanmaktad?rlar. Beyinlerindeki h?cresel ?rg?tlenmeleri 2-boyutlu bir do?a ve d?nya anlay???na dayal? olarak ger?ekle?mi? insanlar daha sonralar? 4-boyutlu bir do?a ve d?nya sistemini anlayamamakta, dolay?s?yla hayata uyum sa?layamamaktad?r. Bu nedenle fizik, kimya, astrofizik, kuantum dinami?i, jeoloji, biyoloji, paleontoloji, entegral ve diferansiyel hesap, vs. gibi tamamen 4-boyutlulu?a dayal? bilimlerin ger?ek ?ekliyle ??retilmesi m?mk?n olmamakta; ??renciler bu bilgileri k?smen ezberleyerek ba?ar?l? olmaya ?al??maktad?rlar. Ezber bilgiler ise asla uygulamaya d?n??t?r?lememekte, ve toplumsal geri kalm??l???n bir ba?ka nedenini olu?turmaktad?rlar.

?nsanlar bu geleneksel bilgilerin hangilerinin do?ru, hangilerinin yanl?? oldu?unu sorgulayamamaktad?r, ??nk? bu konularda sorgulama ve mant?k y?r?tme yasaklanm??t?r.

T?m uluslar, ?ocuklar?n ak?l ve mant?k sistemlerinin 16 (veya18) ya??na kadar olgunla?mad???n? kabul ederler ve bu nedenle onlar? "re?it" saymazlar. Bunun nedeni ?udur: ?ocuklar?n ak?l ve mant?k d?zeyi 16 (veya 18)ine kadar olgunla?mad???ndan, o zamana kadar onlar istenilen ?ekilde, do?ru veya yanl??, y?nlendirilebilirler. Yani ergenli?e kadar, ?ocuklar?m?za do?ru veya yanl?? her ?eyi belletebilir, onlar? istedi?imiz gibi y?nlendirebiliriz. Halbuki 18'inden sonra onlara her ?eyi kabul ettiremeyiz; o ya?tan sonra onlar ancak ak?l ve mant??a uygun ?eyleri kabul ederler ve ??renirler. Bu ?u anlama gelir: E?itimin temel ilkesi ?u olmal?d?r: 18'inden sonra ??retilemeyecek hi? bir bilgi, 18'inden ?nce ??retilmemelidir, ??nk?, bu t?r bilgilerin do?ru olma olas?l??? yoktur!

??te do?ru –yanl?? ayr?m?n? yapabilmenin basit yolu budur.



Bu g?n “insan” deyince, k?lt?r olu?turabilen ve sorunlar?n? bu sayede ??zerek ya?ayan bir canl? anla??lmaktad?r. Tek ba??na bir insan?n bir toplu i?ne bile yapamayaca?? a?ikar oldu?una ve g?n?m?z k?lt?r ?r?nleri de tamamen toplumsal hayat sistemi ?r?nleri oldu?una g?re, toplumsal davranamayan ki?ilere “insan” denilmesi, insan tan?m?na uymamaktad?r. Dolay?s?yla, “insan haklar?, vs.” gibi kavramlar?n ?ok dikkatlice kullan?lmas? gerekmektedir.
Yukar?da ?zetlendi?i ?ekilde, beyindeki h?crelere yanl?? veriler y?klenmesiyle h?crelerin (dolay?s?yla insanlar?n) mant?k sistemleri bozulup-?arp?t?l?nca, olaylar? yorumlamas?, de?erlendirmesi ve sorunlar?na ??z?m bulabilmesi de o oranda k?t?le?mi?tir. Beyne y?klenilen yanl?? veriler hangi alanlarda yo?unla?m??sa, k?t?le?meler, sorunlar da o alanlarda artm??lard?r. ?nsanl?k tarihinde, bilimsel ve teknik alanda, dogmatik verilere g?re de?il de g?zlemsel verilere g?re i?lem yap?ld???ndan, bilim ve teknikte h?zl? geli?meler birbirlerini takip ederken, sosyal ya?amda dogmatik gelenekler egemen olmu?lard?r. ??te bu nedenle, hem bilimsel ve teknolojik geli?imler s?k s?k iyi y?nde oldu?u kadar k?t? y?nde de (n?kleer elektrik santrallar? yan?nda atom bombas? gibi) uygulamaya konulmu?, hem de toplumsalla?ma olgusu hep yanl?? yorumlanm?? ve bunun sonucu insanl?k binlerce etnik par?aya b?l?nerek birbirleriyle sava? ve kavga i?ine itilmi?lerdir.

gelenek.jpg (114454 bytes)

?ekil 10: ?nsan bilincinin geleneksel (GS) veya sinerjetik (SS) olarak olu?turulmas?n?n farkl? sonu?lar?:
GELENEKSEL S?STEMde bireylerin davran??lar? S?ENJET?K S?STEMde bireylerin davran??lar?
Ezbercidirler Ara?t?rarak ??renirler
?nan?lar? "efendilerinin" inanc?d?r. (?nan?lar?n?n k?kenini bizzat incelemekten yoksun e?itilirler; ?nand?r?lm??lard?r.) ?nan?lar? kendilerine aittir. (?nan?lar?n?n k?kenini bizzat irdeleyerek kendilerine has bir fikir olu?tururlar.)
Efendilerinin emirlerine uyarak, etnik guruplar olu?tururlar. ?lahi g?c? i?lerinde duyarak, ekolojik uyumlu topluluklar olu?tururlar.
Emirlere g?re, basit sempatizandan, fanatik taraftara, hatta canl? bombalara kadar de?i?en bir davran?? sergileyebilirler. Toplumsal hayat?n, i?-ve-meslek-dallar?-aras?-ortakl?k-sistemi oldu?unun bilincine uygun davran?rlar.
Bireyler "emirkulu"durlar. Sorunlar?n?n ??z?m?n? "yukar?dakilerden" beklerler. Bireyler , aktif davran??l?, kendi aralar?nda koordine olup, her t?rl? sorunlar?na ??z?m bulabilen, ?retken ki?ilerdir.

G?zlemsel verilere dayal? sistemle dogmatik geleneklere dayal? sistemler aras?ndaki temel fark, do?adaki olu?um ve geli?im sistemine bak?? a??lar?nda yatmaktad?r. En basit ?ekliyle a??klamak gerekirse: G?zlemsel verilere g?re “do?a ve d?nyay? etkileyip y?nlendiren g??, ?ok k???k enerji paket?iklerinden olu?ur ve k???k par?alar birbirleriyle kombinasyonlara sokularak, de?i?im-d?n???m olaylar?yla b?y?k sistemler olu?turulur ve t?m sistemler s?rekli de?i?im ve d?n???m i?indedirler; zaman (dolay?s?yla hayat) bu de?i?im ve d?n???mlerin g?stergesidir”; dogmatik geleneklere g?re “do?a ve d?nyay? etkileyip y?nlendiren g??, ?ok b?y?k, ?ok g??l?, ebedi ve otoriter bir canl?d?r; onun “olsun” demesiyle her ?ey an?nda olu?ur; zaman, bu ebedi yarat?c?n?n varl???na ba?l? bir sonsuzluktur.”

?nsanl???n geleneksel do?a g?r???, otoriter ve ebedi bir g?ce dayal?, “de?i?mezli?e ve sonsuzlu?a” endeksli olunca, insanl???n toplumsal sistem olu?turma ?abalar? da bu sisteme uygun olarak, tepeden tabana do?ru otoriter sistemlerle ??z?lmeye ?al???lm?? ve halen de bu y?nde devam etmektedir. ?imdi dogmatik gelenekselli?e dayal? toplumsal sistemlerin en ?nemli zararlar?ndan birka??n? belirtelim:

1. Geleneksel toplum y?netimleri otoriterdirler ve otoriter sistemler (OS) tek bir operat?rle i?letilen ve milyonlarca ki?iye hizmet sunmaya ?al??an telefon santrallar?na benzerler: Ne zaman birini araman?z gerekse, hatlar hep me?gul ??kar! Onun i?in yap?lmas? gereken i?ler hep beklerler, y?llarca beklerler! (Ve bu arada de?i?im-d?n???mler devam eder, “At? alan ?sk?dar’? ge?er” ve o toplum liderlerinin yeterince iyi olmad???n? san?r.) ?rne?in, in?aat ruhsatlar?n?n belediyelerin elinden al?nmaya kalk???lmas? yerine, yetkilerin daha alt birimlere, ?rne?in mahallelere ve hatta daha alt birimlere kadar indirilmesi, halk?n bizzat sorumlulukla kar?? kar??ya getirilmesi a??s?ndan, yararl? olur; ??nk? binalar?n i?inde bizzat ya?ayacak olan onlard?r, ve hatal? bir in?aatta ya?amay? kimse istemez! (Otoriter sistemlerin, ?u olgunun fark?na varmalar? gerekir: Deprem, sel, vs. gibi do?al afetler, milyonlarca ki?iyi ayna anda etkilediklerinden, hepsinin sorunlar? ayn? anda ??z?me kavu?turulmak zorundad?r. Otoriter sistemlerde ise sorunlar?n tek elden ??z?lmesi gerekti?inden, ister istemez sorunlar s?raya konularak a??lmaya ?al???l?r. Bu durumda, sorunlar?n?n ??z?m? geri b?rak?lan insanlar hep ma?dur duruma d??erler ve ?ikayetler ba?lar. Sorunlar?n ??z?m?, hep "bilgi ve yetki" sayesinde olur. Otoriter sistemlerde, "bilgi ve yetki" hep "yukar?dakiler" veya "otoritelerce" saklan?r, herkesle payla??ma a??lmaz. Hangi durumlarda neyi nas?l yapmas? gerekti?i konusunda gerekli bilgilerle donat?lmayan halk ise, bilgisizli?in yaratt??? korku nedeniyle panikler. Bu defa y?neticiler, as?l u?ra??lmas? gereken do?al sorunlar yan?nda bir de insanlar?n paniklemesinin yaratt??? sorunlarla u?ra?mak zorunda kal?rlar, vs..)
2. Otoriter sistemde otorite hem y?netici hem de toplum mallar?n?n sahibidir. Tepedekiler toplum mallar?na sahip ??k?nca, alttaki halk toplum mallar?na sahip ??kmaz ve ya “devletin mal? deniz, yemeyen domuz” sistemi ortaya ??kar, veya topum mallar? hor kullan?lmaya ba?lan?r ve 10 y?l dayanmas? gereken bir hizmet arac? bir y?lda bozulur ve bunun sonucu toplumsal kalk?nma hep engellenir.

(Bu iki zarar? azaltmak i?in, otoriter sistemin buldu?u tek ??k?? yolu ?zelle?tirme olmu?tur ve otoriter sistemin y?k?n?n da??t?lmas?na y?nelik oldu?undan 2 nolu soruna pek ??z?m olmasa da, 1 nolu sorunu k?smen ??zm??t?r.)
3. OS'de toplumsal hayat?n temel ??eleri olan i? ve meslek kollar? aras?nda. SAYGIN MESLEKLER, SAYGIN OLMAYAN MESLEKLER gibi bir ayr?mc?l?k vard?r: Bu ayr?mc?l?k nedeniyle a) ?nsanlar, do?al yeteneklerini dikkate almaks?z?n, hep SAYGIN varsay?lan mesleklere y?nelirler; o mesle?e yetene?i ve sevgisi olmayan insanlar bu mesleklerde gerekli ba?ar?y? g?steremezler ve toplumsal kalk?nma hep engellenir. b) ?nsanlar?n do?al yetenekleriyle meslekleri birbirine uyumsuz oldu?undan, insanlar kendilerini hep mutsuz hissederler; c) ..
4. OS'lerde her yeni iktidara gelen, mevcut toplumsal sorunlar?, kendisi iktidara geldi?inde kuca??nda buldu?unu, sorunlar?n kendi zaman?nda olu?mad?klar?n? s?ylerler. K?t? miras?n, Otoriter Sistemin (liderli?in) bizzat kendisi oldu?unu farkedemezler!
5. B?rokrasi ?ark? ‘yukar?ya’ ba?l? oldu?undan, s?k s?k bireysel ??karlar halk?n ??karlar?n?n ?n?ne ge?ebilmektedir. (2-3 kattan daha fazla in?aat yap?lmamas? gereken yerlere 7-8 katl? in?aatlar?n yap?lmas? ve bir deprem s?ras?nda bu binalar?n ??kmesi sonucu toplumun zarara u?ramas?, vs. gibi olaylar bu t?r olaylar?n sonucudurlar.)
6. Otoriter sistemlerde sorumluluk tamamen liderlerin s?rt?nda oldu?undan, toplumsal sorunlara kar?? bireylerin (halk?n) ??z?m form?lleri olu?turmalar? arzu edilmez; bu nedenle fikir ?zg?rl??? k?s?tl?d?r.
7. Otoriter sistemlerde yetki ve sorumluluk hierar?ik bir s?rayla tepeden tabana do?ru da??t?lm?? oldu?undan ve ortaya ??kacak bir sorunu insanlar?n ki?isel bir y?ntemle ??zme yetkisi olmad???ndan, belirli bir zaman i?inde yap?lmas? gereken i?ler yap?lamazlar. Zaten halk d???nme tembelli?ine mahkum edildi?inden, insanlar?n ?o?unlu?u mesleklerini bile do?ru d?r?st yapamazlar, ??nk? kendilerine g?ven duygular? geli?tirilmemi?tir. Halbuki, toplumsal kalk?nma t?m i? ve meslek dallar?nda uyumlu bir verimlilik yar???n? gerektirir.
8. Otoriter sistemlerde halk sorunlar?n?n ??z?m?n? bir kurtar?c?dan beklerler. (Acil ??z?m bulunmas? gereken durumlarda, halk?n paniklemesi bunun sonucudur. ?rne?in yang?n ??kan bir yerde, halk ?rg?tl? davran?p, d?zenli ve h?zl? bir ?ekilde binay? terk edece?i yerde, birbirlerinin ?zerine ??karak birbirlerini ezmeye ba?larlar ve ?len ve yaralananlar?n hareketsiz bedenleri nedeniyle ge?it yerinin daha da t?kanmas?na neden olurlar.)
9. Gelenekleri otoriter sistemler alt?nda olu?turulmu? toplumlarda,
10. demokrasinin anla??lmas? ve uygulanmas? zorla??r. Demokrasi, sinerjetik sistemde bir d???nce ve davran?? gerektirir ve 4 ve 5. maddelerdeki durum buna engel olur. (Demokrasi, halk?n sorunlar?n? kendi kendine ??zecek ?ekilde, kendi kendine ?rg?tlenmesi esas?na dayanan bir sistemdir. Bunun nas?l olaca?? ise, ?nsan Bilinci Olu?umuna Y?nelik H?cresel ?rg?tlenmenin Ana Hatlar? ba?l?kl? b?l?m?n 5.??k?nda belirtilen, 4-10 ya?lar? aras?nda verilecek “hayat, toplum, do?a ve d?nya bilgisi” vs. i?erikli bir e?itimle belirlenir. Bu bilgiler aras?nda, bireylerin yapacaklar? her ?eyde birbirlerini nas?l kontrol etmeleri, neden her yap?lan i? veya eylemin herkes taraf?ndan dikkatle izlenip, tipik bir oto kontrol mekanizmas? olu?turulmas? gereklili?i, vs. bulunmak zorundad?r. ??te o zaman, 1939 Erzincan depremindeki zarar ve kay?plar?n in?aat hatalar?ndan kaynakland??? saptanmas?na kar??n, 1999’da Do?u Marmara ?evresinde on binlerce ki?inin hayat?na ve katrilyonlarca liral?k mal kayb?na, yine hatal? in?aat sisteminin neden olmas? gibi bir durumla kar??la??lmaz ve tarihten ders al?nm?? olunur.) Toplumlar?n gelenek ve g?renekleri farkl?d?r. Her toplum,
11. , hen?z ak?l ve mant?k sistemleri olgunla?mam?? ?ocuklar?na do?ru veya yanl??l???n? sorgulayamad??? bu geleneksel bilgilerini aktararak, birbirlerine g?venmeyen, hatta birbirlerini potansiyel d??man olarak g?ren nesiller yeti?tirmektedirler. Bu ise, d?nya ?l?e?inde kar??l?kl? olarak uzla?mak ve birlikte ya?amak zorunda olan insanlar?n birbirlerine g?ven duymalar?na ve uzla?malar?na engel olmaktad?r. Zaman ge?irilmeden yap?lmas? gereken acil i?ler, b?rokrasi ?ark?n?n ‘yukar?ya’ ba?l? olmas? nedeniyle, zaman?nda yap?lamazlar: Binlerce binan?n y?k?ld??? 17 A?ustos 99 depreminde ya?and??? ?zere, Afet ??leri Genel M?d?rl???nce haz?rlanmas? gereken hasar raporlar? ilgili birimin bu kadar bina i?in bu kadar zamanda b?yle raporlar? haz?rlamas? (1. Maddedeki nedenle) olanaks?z oldu?undan, afet ?zerinden 9-10 g?n ge?mesine, ve enkaz? kald?racak makinelerin haz?r beklemesine ra?men, enkazlar?n hala kald?r?lamam?? olmas? ve ?lenlerin hala enkaz alt?nda kalmalar? ve sa?l?k sorunlar? ortaya ??kmas?, vs. bunun kan?tlar?d?r.
12. Otoriter sistemlerde, sistemin t?kanmas? veya meslek ayr?mc?l??? gibi nedenlerle, sayg?n konumlu bir yere gelmek veya tepe makam?na ula?mak i?in ba?ka insanlar "kullan?lmaya" ba?lalan?r: katillik, kundak??l?k, ka?ak??l?k, mafyac?l?k, u?akl?k, body-guard'l?k gibi, ekolojik sistemde yeri olmayan bir s?r? meslekler ortaya ??kar.
13. Otoriter sistemlerde, ?zg?n-bireysel fikir olu?turma yerine, liderlerin fikirlerinin ne kadar do?ru oldu?u yolunda ya?c?l?k vs. yapanlar daha makbul oldu?undan, toplumdaki asalaklar?n say?s? giderek artarken, toplumsal sistemin d?zeltilmesine yararl? olabilecek insanlar, farkl? fikirler ?rettikleri i?in ezilip-yok edilirler. Enflasyonun ana nedenlerinden biri ortaya ??kar.
14. Tepeye ba??ml?l?k, insanlar?zerinde hegemonya olu?turulmas?na yol a?ar; liderlerine ba??ml? olan insanlar (toplumlar), toplumlar aras? sorunlar?n ??z?m?nde, toplumsal ??karlar?n? de?il, otoriter y?nlendirme ?r?nleri olan, "milliyet?ilik, kutsal de?erler, vs." gibi ger?ek ya?amla ili?kisi olmayan kavram kavgalar?na y?neltilirler!
15. OS'lerde, bireyler liderleri veya amirlerinin taraf? olmak zorundad?rlar; d?nya genelinde veya geni? toplumsal de?erlendirmeler s?z konusu oldu?unda, ki?iler zorunlu olarak en yak?n amirinin taraf?n? tutmak ve onun g?r??lerini savunmak zorunda kal?r. Bu durum zorunlu olarak ki?ileri ?ifte standart uygulamaya zorlar, ??nk?, ?o?u durumlarda, ki?ilerin ak?l ve mant?klar? geni? ?apl? de?erlendirmenin daha yararl? olaca??n? kabul etmelerine ra?men, amirine ba??ml?l?k nedeniyle, onun g?r???n? savunmak zorunda kal?r ve bunun i?in ?e?itli bahaneler yarat?r.
16. OS'lerde, taraf tutmak veya taraf olmak zorunlu oldu?undan, ki?iler kendi saflar?ndaki "kamburlar?n?" her zaman s?rtlanmak zorundad?rlar. Hayat bir yar?? oldu?undan, daha geni? ?er?eveli d???n?p, hep en iyi i? ve meslek sahipleriyle ortakl?k ili?kileri i?inde olan toplumlar daha avantajl? olurlar, ??nk? kamburlar? yoktur; herkes mesle?inde en iyilerden se?ilmi?tir!
17. Vs...

En son 17 A?ustos 99 depreminin g?sterdi?i a??k bir ger?ek vard?r: Art?k ?a??m?zda insanlar?n bilgi ve bilin? d?zeyi ?ylesine geli?mi?tir ki, eskiden oldu?u gibi her ?eyi "takdir-i ilahi" diyerek onlara kabul ettirmek olanaks?z hale gelmi?tir. Bu nedenle, halk, kendisini y?netenlerden a??k-a??k hesap sormaktad?r: Mademki y?neticisin, ?yleyse ne gerekiyorsa, niye zaman?nda yapmad?n? Halk?n e?itilmesi gerekli idiyse, bunu yapmal?yd?n; halk kendi kendini ?rg?tleyerek bu durumdan kurtulmal?yd? diyorsan, e?itim sistemini d?zenlemek senin yetki ve g?rev alan?nda oldu?una g?re, halka kendi kendini ?rg?tlemesini neden ??retmedin? Otoriter sistemlerin i?i art?k kolay g?r?lmemektedir. Onun i?in, do?adaki sisteme tamamen ters olan, bu nedenle de gittik?e ??kmaza s?r?klenen tepeden tabana ?rg?tlenmeli OTOR?TER veya L?DERL? sistemler, do?adaki sinerjetik sistemin fark?na var?p, bir an ?nce halk? bu y?nde e?itmeye ba?layarak, yetkiyi ve sorumlulu?u sahiplerine, yani HALKA devretmelidir. ?zelle?tirme, yerel y?netimlere daha fazla yetki verme, vs. gibi y?ntemler, palyatif ??z?mlerdir. Ger?ek ??z?m, do?adaki sistemin i?inde yatmaktad?r.

K?sacas?, 50 sene ?ncelerine kadar insan ya?am? son derece monotondu; insanlar ve devletler aras? ili?kiler son derece s?n?rl?yd?, kimsenin ?retti?i veya yapt??? ?eyler bir di?erini do?rudan do?ruya etkilemiyordu; dolay?s?yla insanlar veya toplumlar kar??l?kl? olarak birbirlerine ne ?ok zarar ne ?ok yarar sa?layabiliyorlard?. B?yle olunca da, her bir devletin kendine has ve ba?kalar?ndan ?ok farkl? ya?am anlay???na sahip olmas?, bir di?erini pek etkilemiyordu. G?n?m?z teknolojik geli?melerinin ula?t??? d?zey kar??s?nda, art?k hi?bir devletin veya toplumun, kendi ba??na buyruk olarak ya?amas? imkans?z hale gelmi?tir, ??nk? onun s?n?rlar? i?inde olan bir olay (?rn. Bir n?kleer patlama) t?m di?er d?nya ?lkelerine zarar verebilmekte; onun bir vatanda?? an?nda bir ba?ka devlet s?n?rlar? i?inde bir sabotaj yapabilmekte veya yapt?rabilmekte; dahas?, “toplumsal hayat?n enerji birimi olan para” s?n?r tan?maks?z?n, d?nyada en uygun yat?r?m ve i?letim olanaklar?n?n bulundu?u noktalara akmakta ve k?sa bir s?rede oradaki ya?am ko?ullar?n? k?kten de?i?tirebilmektedir; vs.. Bunlar?n sonucu olarak toplumlar aras? anla?ma ve uzla?ma ?n plana ??kmaktad?r. Her toplum farkl? bir “hayat” anlay???na sahip oldu?undan, farkl? de?er yarg?lar?yla di?erinin kar??s?na ??kmakta ve bu durumda tart??malar ve oturumlar “sa??rlar diyaloguna” d?nmektedir. ??te bu sa??rlar diyaloguna son verebilmek ve teknolojik geli?meler sonucu zorunlu olan globalle?meyi sa?layabilmek i?in, sadece ak?l ve mant??a (yani do?a bilimsel verilere) dayal?, dolay?s?yla hi? bir toplumun itiraz edemeyece?i bir bilimsel g?r?? ortaya konulmas? ka??n?lmaz olmu?tur. Ve i?te bu ?al??ma bu ama? i?in haz?rlanm??t?r!

SONU?:

En basit canl? olan bakterisinden insana kadar, do?adaki t?m canl?lar, de?i?im ve d?n???m i?indeki bir do?ada ya?ad?klar?n?n fark?ndad?rlar, ve s?rekli olarak bu de?i?im-d?n???mlerin hangi y?ne do?ru oldu?unu saptamaya ?al??arak, yap?salla?malar?nda, yani kendilerini olu?turan bile?enlerinde, gerekli de?i?imleri yaparak, do?adaki de?i?imlere uyacak yeni ?ekillere, yeni yap?sal ??elere kavu?urlar. Antibiyotiklerin yeni ke?fedildi?i y?llarda, verem gibi hastal?klara neden olan bakteriler, yeni ila? kar??s?nda ba?lang??ta hi? direnemeden hemen yok olup gitmi?ler ve hastalar kolayca iyile?tirilebilmi?lerken, bir ka? y?l sonralar?, bakteriler do?ada baz? ?eylerin de?i?ti?ini fark edip, bu de?i?en ?eye (antibiyoti?e) kar?? hemen kendilerini ayarlam??lar ve art?k o ila?tan etkilenmemeyi ??renmi?lerdir. Hayvanlar?n h?creleri, do?al ortamdaki de?i?imleri alg?lay?p, ortamdaki besin kaynaklar?n?n de?i?mesine g?re, farkl? kavk? veya iskelet yap?lar?, di? t?rleri, vs. olu?turarak, s?rekli kendilerini ayarlam??lard?r. Her ??e nas?l olu?tu?unun, neyi nas?l yapt???n?n bir kayd?n? tutup, par?alar?na ayr?lma zaman? yakla?t???nda, bu bilgi kay?tlar?n? kendinden sonrakilere aktararak, bayrak yar???n? s?rd?rmeye ?al???rlar. Buna bilin? olu?umu denir. Dolay?s?yla, bilin? dedi?imiz olgu, canl?lara has bir ?zelliktir, ve v?cut yap?s?nda (genetik bilgilerde ve h?creler aras? ?rg?tlenme sisteminde) de?i?iklikler yaparak, yeni ?zellikler kazanabilme ve bu yeni ?zellikleriyle, de?i?en do?aya daha iyi uyum sa?layabilme olgusudur. Yani, bir anlamda, kendi mevcut bedeninin fark?na varma, anlam?n? sorgulama, ve de?i?en do?a ko?ullar? kar??s?nda beden i?inde (veya d??ar?s?nda) ne t?r de?i?iklikler yap?lmas? gere?i ?zerinde ?al??malar yapma!!!! (Cans?zlar aleminin ??eleri de bir bak?ma ?evre ko?ullar?n? alg?lay?p, ona g?re tepkiler verebilirler; ?rne?in bir termostat belli s?cakl?kta a??l?r, belli s?cakl?kta kapanabilir; bir robot, belli bir olay kar??s?nda belli bir davran?? g?sterir, vs.. Ama onlar kendi kendilerini sorgulay?p, kendi kendileri ?zerinde bir de?i?iklik yaparak, de?i?en do?a ko?ullar?na kar?? kendilerini yenileyemezler!!)

Bir resim, bir rapor, bir molek?l veya gen, bilgi i?eren birer kal?pt?rlar ve maddelerin (atom, k???k molek?ller, boya, vs.nin) “anlaml?” kombinasyonlar?ndan olu?urlar. “Anlam veya mana” ise enerji bile?enidir. Bir teknik rapor haz?rlayarak, bir ?ama??r makinas?n?n nas?l yap?laca??n? yazd???n?z? d???n?n. O rapora yazaca??n?z bilgilerin ortaya konulmas? i?in ka? insan y?llarca ne kadar emek harcayarak, her bir par?an?n ne i?e yarad???, nas?l yap?l?rsa daha iyi olaca??, vs. konusunda ?aba sarf etmi?, ka? insan bu farkl? par?alar? bir araya getirerek, ?ama??r y?kayacak bir d?zenek ortaya koymak i?in u?ra?m??, ve hala hangi par?ay? nas?l dizayn edersek daha iyi sonu? al?r?z diye ka? insan u?ra?maktad?r? ??te, h?crelerin molek?ller d?zeyinde yapmaya ?al??t??? bu t?r u?ra?lar?, insanlar daha b?y?k ?l?ekte maddeler ?zerinde ger?ekle?tirmekteler; ve bu ?ekilde milyonlarca insan?n onca emekleri (harcad?klar? enerji) sonunda anlaml? bir kal?ba (insanlarda bir rapora, h?crelerde bir gene) d?n??t?r?l?rler. Yani enerji bilgiye d?n??t?r?lm?? olur. Daha sonrakiler bu raporda yaz?lanlar? uygulayarak, milyonlarca veya binlerce y?ll?k deneyleri ba?tan tekrar etmeden, kestirme ve k?sa bir yoldan, ama?lar?na ula??rlar.

?ocu?unuza bir mektup yazarak, ustas? oldu?unuz bir ?eyin nas?l yap?laca??n? anlatt???n?z? varsayal?m. ?ocu?unuz yazd?klar?n?z? okuyup, onlar? uygularsa, b?y?k i?ler ba?ar?r; bu bilgiler olmadan ise bir ?ey yapamaz. ??te "bilginin" ?nemi burada ortaya ??kar. Bilgi, s?zc?klerin kurall? kombinasyonlar?ndan olu?an anlaml? kal?plard?r; uzun ve yorucu ?abalar sonucu elde edilirler. ?nsanlar?n veya h?crelerin olu?turduklar? her t?r bilgi, deneme-yan?lma y?ntemiyle elde edilir. Bu nedenle "bilgi", herhangi bir i?i daha az enerji harcayarak, daha k?sa yoldan yapabilmeyi ama?layan, yo?unla?t?r?lm??, s?k??t?r?lm?? deneyimlerdir.

?ok ?nemli bir konuda ?ok ?nemli bilgiler i?eren bir rapor bulundu?unu d???nelim. ?ayet birileri bu yaz?y? okuyup anlayabiliyorsa, o ki?i yaz?da belirtilen i?leri ger?ekle?tirip, ortaya b?y?k bir eser koyabilir. O yaz?n?n dilinden anlamayanlar i?inse bu yaz?n?n hi?bir anlam? ve de?eri yoktur. Peki bir ?ey nas?l olup da hem de?erli hem de?ersiz olur? Bu ?rnekte, "rapor yaz?" enerjinin etkisiyle maddelerden olu?turulmu? "anlaml? = bilgi dolu" bir "kal?pt?r". Bu "kal?p" hem madde, hem de enerji (bilgi) i?ermektedir. Normal olarak herkes bu kal?b?n "madde" bile?enini alg?lar. "Bilgi veya enerji" bile?enini ise, bu "bilgi veya enerji" bile?eninin ayn?s?na sahip olan bireyler alg?layabilir. "Bilgi veya enerji" bile?eni genellikle ?zel bir 'elektromanyetik veya daha ba?ka t?rde' dalga sistemidir, ve sadece birbirleriyle ?ak??an (rezonansa giren) dalga sistemleri birbirleriyle etkile?im i?ine girerler! ??te enerjinin bilgiye d?n??mesi bu ?ekilde, de?i?ik dalga sistemleri olu?turacak madde kombinasyonlar? olu?turarak olur. Her de?i?ik madde kombinasyonu de?i?ik t?rde bir dalga sistemi olu?umunu simgeler ve bu ?ekilde maddeler de birbirleriyle etkile?im ve haberle?me i?inde olurlar! ?nsanlar?n beyinlerinde sinir h?creleri, gece ve g?nd?z (r?yalar?m?zda, hayallerimizde ve ?al??malar?m?zda) yeni ba?lant? olu?turma denemeleri yaparak, yeni rezonans devreleri olu?turma ve bu sayede do?ada mevcut "bilgi" sistemlerini 'anlayabilme' onlarla rezonansa girebilme, bu sayede daha etkili ?ekilde enerji depolayabilme ?abas? i?indedirler.

H?creler, genetik bilgileri sayesinde, do?adaki atomik ve molek?ler d?zeydeki t?m ??eleri ve olaylar? bilirler ve bunlara a?inad?rlar; ??nk? onlar atomlar ve molek?ller aras?ndaki bir etkile?im sistemi i?inde olu?up geli?mi?lerdir. ?nsanlar da, do?adaki g?r?p alg?layabildikleri madde ve olaylara (ta?, toprak, a?a?, ot, ya?mur, ?im?ek, vs. bibi) isimler koyarak tan?mlamalar yapm??lard?r. Dolay?s?yla e?itimin amac?, beyinlerdeki h?crelere, do?adaki maddeleri ve olaylar? tan?tmak ve bu maddeler ve olaylar aras?ndaki ili?ki ve etkile?imlerin nas?l olduklar?n? belletmek i?levi olmal?d?r. E?itimde ama? ve hedefin bu olmas? gerekirken, insanlar e?itimin en etkili oldu?u ?ocukluk evresinde, cin, peri, ruh, cennet, cehennem, s?rat k?pr?s?, melek, felek, vs. gibi bir s?r?, kendilerinin bizzat alg?lamad?klar?, ama hal?zinasyon ya?ayan baz? insanlar?n g?r?p-alg?lad?klar?n? iddia ettikleri hayali kavramlar? beyinlerindeki h?crelerine ger?ek veriler olarak aktar?rlarsa, beyindeki h?creler bu veriler kar??s?nda ?a??rmak-korkmak zorunda kal?rlar; ??nk?, bu verilerin bir k?sm? (?rn. ruh) h?crelerin kendi aralar?ndaki etkile?imleri kapsamaktad?r; bir k?sm?n?n ger?ek do?a ve d?nya ile (?rn. cennet-cehennemin h?cresellikle) hi? ili?kisi yoktur, vs.. ??te bu durum, e?itimin temel ??esi olan h?crelerin do?a ve d?nya ko?ullar?na uyumlu bir ?ekilde kendi aralar?nda ba?lant? ve ili?kiler olu?turarak, bedenlerimizin bu d?nyada rahat ve huzurlu bir ya?am ge?irmelerine engel olmaktad?r. Bir taraftan h?creler aras?nda ?e?itli t?rlerde korku devreleri olu?turularak ?ok ?e?itli t?rlerde "ruhsal bozukluklar ve hastal?klar" ortaya ??kar?l?rken, di?er taraftan da, do?adaki maddeler ve olaylar aras? ili?ki ve etkile?imlerin yanl?? belletilmesi nedeniyle, insanlarda temel mant?k hatalar? olu?umuna yol a??lmakta, ve sonu?ta, bedenlerimiz bu d?nya ?zerinde iyi bir ya?am d?zeyine kavu?amamaktad?r. ?rne?in, depremlerin hangi t?r madde-enerji etkile?imleri sonucu olu?tu?u, d?nyan?n nerelerinde olabilecekleri do?a bilimsel olarak a??klan?p, insanlar?n kendilerini bu bilgilere g?re y?nlendirip, depremlerden korkmadan ya?amalar?n? s?rd?rmeleri m?mk?nken, baz? insanlar hatal? e?itim nedeniyle, deprem olu?umunu ba?ka bir g?? ve etkile?ime ba?lamakta, ve insanlarda korku devreleri olu?umunu k?r?klemekte, ve d?nyam?z? ya?an?lmaz ortama, "cehenneme", ?evirmektedirler.

?nsan bilinci insanlarca, h?cre bilinci h?crelerce olu?turulmaktad?r. H?creler do?a ve d?nyadaki de?i?im ve d?n???mleri alg?lamaya ?al??arak, nas?l bir g?vde, ne renkte bir deri, ne kadar sa?, ne t?rde bir g?z veya kulak, vs. olu?turacaklar? konusunda bilgi sahibi olmaya ?al???rlar, bu bilgileri gen denilen bilgi kal?plar?nda biriktirirler ve buradaki bilgilere dayanarak biz insanlar? veya bitkileri olu?turlar. Bunda ne kadar ba?ar?l? olduklar?, bir ku?un u?u?unda, bir bal???n y?zmesinde, bir b?ce?in ya?am ortam?na uymas?nda a??k?a g?r?lmektedir. Tek bir h?cre istedi?i y?nde u?ma yetene?ine sahip de?ilken, milyarlarca h?crenin ortakl???ndan olu?an bir ku?, h?crelerinin birbirleriyle uyumlu hareketleri sayesinde, ?ahane ?ekilde u?abilmektedir. Bir ku?un u?u?u i?in gerekli organlar?n olu?umu genlerde kay?tl? h?cre bilinci ile sa?lan?rken, ku?un bu organlar? nas?l kullan?p, onlar? nas?l uyumlu ?ekilde ?rg?tleyece?i, ku? bilinci sayesinde olmakta ve belli bir e?itimi gerektirmektedir. Ku? bu e?itimini, z?plama, u?u? denemeleri, vs. yaparak, sinir sistemindeki h?creleri birbirleriyle uyum i?ine sokacak ba?lant?lar olu?turarak ger?ekle?tirir. Z?play?p, u?u? denemesi yapacak bir kafeste yeti?tirilmeyen bir ku?, b?y?d???nde serbest b?rak?lsa dahi, art?k u?amaz; ??nk? h?crelerin birbirleriyle ?rg?tlenme evresi (yani temel e?itim d?nemi) art?k ge?mi?tir!

?nsanda ise iki dereceli bir bilin? sistemi s?z konusudur. Bunlardan birincisi yukar?da ku? bilinci ?rne?inde a??klanan hayvansal d?zeydeki insan bilincidir. ?kincisi ise k?lt?r olu?turan insan ?zelliklerinin verildi?i evreyi ve sonras?n? kapsar. ?nsanlar birinci (yani hayvans?) bilin? sistemi olu?umunu iyi-k?t? olu?turmaktad?r. Fakat bilin? sisteminin ikinci basama??n?n (yani toplumsal davran?? sisteminin) olu?umunda olduk?a ba?ar?s?zd?r. ?nsanlar, s?rekli de?i?im ve d?n???m i?indeki bir do?a ve d?nyada ya?ad?klar?n? a??k se?ik g?zlemledikleri halde, ?ocuklar?n?n e?itimini (yani bilin? sistemi olu?umunu) de?i?mez-d?n??mez bir sonsuzluk ve sabitlik sistemi ilkelerine g?re yapmakta ve bu ?ekilde g?z-g?re-g?re hatal? bir bilin? sistemi olu?umuna neden olmaktad?rlar. Bunun sonucu, hem d?nya genelinde t?m insanlarda farkl? t?rlerde mant?k ?arp?kl?klar? olu?makta, ve insanlar aras? ili?kiler sa??rlar diyaloguna d?nmektedir, hem de bu yanl?? insan bilinci nedeniyle, insanlar kendi bilin? sistemleriyle ilgili olmayan, tersine h?crelerin bilin? sistemleriyle denetlenen konularda fikir olu?turmaya kalkarak, h?crelerin bilin? sistemine m?dahaleye kalkmakta ve bu ?ekilde ki?isel sa?l???n? bozmaktad?r. ?zetlersek: H?cre bilinci ile insan bilinci aras?nda, ?ok temel farklar vard?r. H?cre bilinci, h?crelerin kendi i?lerindeki kromozom iplik?ikleri ?eklindeki h?cre kitap??klar?nda depolanan bilgilerden olu?urlar. ?nsan bilinci ise, "haf?za veya bellek" gibi h?creler aras? ?rg?tlenme ve etkile?im ?r?nleri olan bilgi depolar?nda olu?urlar ve nesilden nesile genetik olarak aktar?lamazlar. Onun i?in mutlaka e?itimle nesilden nesile aktar?lmalar? gerekir.

E?itim, insan bilinci olu?turulmas?n?n bir ad?m?d?r. Bilin? olu?turma, enerjinin bilgiye d?n??t?r?lmesi olarak ger?ekle?tirildi?inden, ve bu i?lem de beyindeki sinir h?creleri aras? ba?lant? sistemleri olu?turmakla sa?lanabildi?inden, insanl???n ya?am amac?, do?a ve d?nyadaki de?i?im-d?n???mlerin hangi y?nde olduklar?na dair veriler toplamak, bu beklenen de?i?im-d?n???mler kar??s?nda ne t?r giri?imlerde bulunmas? gerekti?ini, beyindeki h?crelerine aktarmak ve onlar?n kendi aralar?nda bu verilere g?re ba?lant? sistemi olu?turmalar?na olanak tan?makt?r. Bu bilgi olu?turma sisteminde h?creler, hangi molek?llerin hangileriyle ili?ki i?ine sokulmas?yla, nas?l bir sonu? elde edilece?ini, kendi genetik bilgi kitap??klar?ndaki verilerden bilmektedirler. ?rne?in bir di? veya kemi?in nas?l olu?turulaca??, h?crelerin genetik kitap??klar?nda yaz?l?d?r; d?? ortamdaki besin t?rlerinde hangi y?nde bir de?i?im oldu?u h?crelere aktar?l?nca, h?creler olu?turacaklar? di?in ?eklini bu yeni besin kayna??na uyumlu hale sokacak ?ekilde ?rg?tlenerek yeni bir tasar?m olu?tururlar. Bir kelebe?in genetik kitap????nda, hangi t?r beneklerin, nas?l olu?turulaca?? kay?tl?d?r; canl?n?n duyu organlar?, ?evre ko?ullar?nda gittik?e kirlili?in artt??? ve a?a? g?vdelerinin gittik?e bu tozlarla koyula?t??? ?eklinde ise ve a??k renkli kanatlar?yla kelebe?in bu a?a? g?vdeleri ?zerinde ?ok dikkat ?ekici olduklar? ?eklindeyse, yeni do?acak yavrular?n kanatlar?ndaki benekler gittik?e koyu renkli olacak ?ekilde dizayn edilirler. Biz insanlar da, d?nya ?zerindeki t?m ortamlarda ya?ayabilen, bu nedenle de d?nyam?z?n t?m ekolojik sistemlerini de?i?tirebilen bir yarat?k olarak, h?crelerimizin nas?l kombinasyonlara sokularak, do?a ve d?nyaya uyumlu ??z?mlere nas?l ula?abilece?imizi bilmek zorunday?z. Bunun tek yolu da, "Do?adaki Olu?umlar?n Temel Kurallar?" ba?l??? alt?nda sunulan bilgilere uygun ?ekilde, k???kten b?y??e do?ru olu?um sistemi (sinerjetik sistem) ?er?evesinde davranmaktan ge?er.

E?itimin ana hedefi ve amac?, beyindeki h?crelere, hangi olay?n hangi olay(lar)la ili?ki veya etkile?im i?inde oldu?unu ileterek, onlar?n bu verilere uygun ?rg?tlenmesini sa?lamakt?r. Ger?e?e uygun g?zlemler bu a??dan son derece ?nemlidirler. G?zlemlerimizde yan?l?rsak veya ba?ka nedenlerle beyindeki h?crelere, nelerin nelerle ili?ki veya etkile?im i?inde oldu?u konusunda hatal? bilgi verirsek, h?crelerimiz hatal? ba?lant?lar olu?turacaklard?r, ve bizlerin d???nce ve davran??lar? da hatal? olmaya ba?layacak, zeka d?zeyimiz d??m??, ak?l ve mant???m?z bozulmu? olacakt?r. Bunun sonucu, hayat yar???nda hep geri kalm?? ?lkeler aras?nda kalmaya mahkum olaca??z.

K?saca ?zetlemek gerekirse, gelenekler dogmatikle?tirilmi?lerse, s?rekli de?i?im ve d?n???m i?indeki bu do?a ve d?nyaya uyum sa?layacak bir e?itim sistemi olu?turulmas? kesinlikle ortadan kald?r?lm?? olur. Hayat h?creselli?e dayal? olarak de?erlendirilmedi?i s?rece, do?al sistemin sinerjetik ilkelerine uyulmam?? olunur ve bunun sonucu olarak da do?a ve d?nyaya uyumlu (ekolojik) bir toplumsal hayat sistemi olu?turulmas? m?mk?n olmaz.

VE SON ?: Do?ada herhangi bir ?eyin olu?mas? veya yap?lmas? sadece ve sadece B?LG? ile m?mk?n olmaktad?r. Quark gibi atom-alt? par?ac?klar?n proton, n?tron gibi atom ?ekirdekleri olu?turmalar?na yol a?an g??, &quot;g??l? kuvvet&quot; denilen ve onlar?n yap?s?na entegre edilen bir bilgi-g?c?d?r; atom ?ekirdekleri ile elektronlar? birbirleriyle ili?ki i?ine girmeye zorlayan g??, elektro-manyetik g?? denilen ve yine onlar?n yap?s?na entegre edilmi? olan bir bilgi-g?c?d?r; atomlar?n molek?ller halinde bir araya gelmelerine neden olan g?? yine elektromanyetik g?? denilen ve s?z konusu madde-??elerinin yap?lar?na entegre edilmi? bir bilgi-g?c?d?r. Cans?zlar alemine ait madde sistemlerini etkileyen bu bilgi-g??leri olduk?a az say?da ve olduk?a de?i?mez bir ?zellikte iken, canl?lar aleminin ??elerini bir araya getiren bilgi-g?? sistemleri ?ok ?e?itli ve s?rekli de?i?ebilir ?zelliktedirler; ??nk? canl?lar do?a ve d?nyan?n s?rekli bir de?i?im-d?n???m sistemi i?inde oldu?unun far?nda olan do?a ??eleridirler ve do?adaki de?i?imlere g?re, hangi t?r hangi t?r madde par?ac?klar?n?n birbirleriyle kombinasyona sokulmas?yla ?evreden enerji ?ekebileceklerinin aray??? i?indedirler. Fotosentez sistemi bilgisine sahip bir bitkinin yapraklar? hep g?ne? ???nlar?na d?necek, k?kleri hep su kaynaklar?na do?ru y?nelecekler, yapraklar dokular?ndaki &quot;a??zlarla&quot; (stoma) karbon-di-oksit toplamaya ?al??acaklar ve bunlar mevcut fotosentez bilgisi sayesinde birle?tirilerek glikoz dedi?imiz enerji deposunu olu?turacaklard?r. Bir insan v?cudunu olu?turan h?creler de, bu eylemlerini ancak ve ancak milyarlarca y?ll?k deneyimleri sonucu elde ettikleri bilgi ve bilin? sistemine g?re yapabilmektedirler. ?nsan denilen h?cre kolonileri de olu?turacaklar? toplumsal hayat sistemini ancak ve ancak e?itim sistemleriyle olu?turup geli?tirebilecekleri bilgi ve bilin? sistemiyle sa?layabileceklerdir. Bu bilgi ve bilin? sistemi, ?zerinde ya?an?lan do?a ve d?nya ger?eklerine ne kadar uyumlu ise, olu?turulacak toplumsal sistem de o kadar bu d?nya ?zerindeki ya?ama uyumlu olacak ve insanl?k do?aya uyumlu (yani ekolojik olarak dengeli) bir ya?ama kavu?mu? olacakt?r.<br><br>?letiyi d?zenleyen: apoptozis, de: 06/07/2007 09:31
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1037
bilimsel (Kullanıcı)
Biyolog
Gönderiler: 527
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
HAYAT - KAYNAK?A 3 Yıl, 2 Ay önce Karma: 11  
www.hayat8.8m.com/15kaynak.htm

KAYNAK ESERLER:

ALBERT, D.Z. 1994: Bohm&amp;#8217;s Alternative to Quantum Mechanics. Scientific American, vol. 270/5, 32-39

BARON, M., NORMAN, D.G. ve CAMPBELL I.D., 1991: Protein Modules. Trends in Biochemical Sciences. Vol. 16/1, s.13-17.

BECK, G. ve HABICHT, G.S., 1996: Immunity and the Invertebrates. Scientific American, vol. 274/5, s.42-46.

BIRBAUMER, N., 1993: Der Mensch denkt, das Gehirn lenkt. Deutsch.Forschungdienst Ber. a.d.Wiss. 9/93, s 6.

BLOOM, F.L., LAZERSON, A., (HOFSTADTER, L., 1985) 1988: Brain, Mind and Behavior. Freeman, Newyork, 394 s.

BRAIDWOOD, R.J. 1995: Prehistoric Man &amp;#8211; Tarih ?ncesi Ynsan. Arkeoloji ve Sanat Yayynlary, 290 s.

BRENTJES, B., 1981: V?lker am Euphrat und Tigris. Koehler &amp; Amelang, Leipzig, 263 s.

BRINKMANN, R., 1966: Abriss der Geologie, Band II, Historische Geologie. Enke Verlag, 345 s..

BRONOWSKI, J., 1973(1987): Ynsanyn Y?kseli?i. V-Yayynlary, Ystanbul, 188 s..

BROWN, W.A., 1998: The Placebo Effect. Scientific American, vol. 2781, s. 68-73.

BRUNNER, F.K., 1997: Continous Monitoring of Deformations using the Global Positioning System. AvH-Magazin, Nr. 69, 29-38, Bonn.

CALVIN, W.H., 1994: The Emergence of Intelligence. Scientific American, vol. 2714, s.79-85.

CAMPBELL, J.,: The Masks of God (Ylkel Mitoloji, Tanrynyn maskeleri) Ymge Yayynlary.

CAVALLI-SFORZA, L.L, PIAZZA, A, MENOZZI,P., &amp; MOUNTAIN, J. 1988: Reconstruction of Human Evolution: Bringing together genetic, archaeological and linguistic data. Proceedings of the National Academy of Science, vol 85, no 16, s.6002-6006

CERAM, C.W., 1972: G?tter, Graeber and Gelehrte. Rowohlt, 447 s.

CHOPRA, Deepak, 1990: Sa?ly?y Yaratma. Ynkilap Kitabevi, Ystanbul, 255 s.

CRICK, F. &amp; KOCH, C., 1992: The Problem of Consciousness. Scientific American, vol.267/3, s.110-117.

CURTIS, S. 1977: Genie: A Psycholinguistic Study of a Modern-Day &quot;Wild-Child&quot;. New York, Academic Press.

?I?, M.Y., 1995: Sumerlilerden Yahudilik, Hyrystiyanlyk ve M?sl?manly?a Ula?an Etkiler ve Din Kitaplaryna Giren Konular. T?rk Tarih Kurumu, Belleten, 223, s. 685-725.

DAMASIO, A.R. &amp; DAMASIO, H., 1992: Brain and Language. Scientific American, vol.267/3, s.62-71.

DEACON, T.W., 1997: The Symbolic Species. The Co-evolution of Language and Brain. Norton Company, NY.

DICKMANN, S., 1993: An Array of Science From Mitochondrial Eve to EUVE. Science, Vol 259, s.1249-1251.

DOBZHANSKY, T, AYALA, F.J., STEBBINS, G.L.,VALENTINE, J.V., 1977: Evolution. W.N. Freeman, San Fransisco.

DONALD, M., 1991: Origin of Modern Mind. Three Stages in the Evolution of Culture and Cognition. Cambridge, Harvard Uni. Press.

DOOLITTLE, R.F. ve BORK, F. 1993: Evolutionary Mobile Modules in Proteins. Scientific American, vol 269/4, 34-40.

DUKE, R.C., OJCIUS, D.M. ve YOUNG, J. D.-E, 1996: Cell Suicide in Health and Disease. Scientific American, vol. 275/6, s. 48-55

DURSUN, T., 1990: Tabu Can ?eki?iyor. Din Bu. Kaynak Yayynlary, c.1-2.

De DUVE, C. 1996: The Birth of Complex Cells. Scientific American, vol 274/4, s. 38-45

EFLATUN, Timaios (?evirenler: Erol G?ney ve L?tf? Ay), Milli E?itim Bakanly?y Yayynlary 1133, Ankara,1989.

EFLATUN, Kritias (?evirenler: Erol G?ney ve L?tf? Ay), Milli E?itim Bakanly?y Yayynlary 905, Ankara,1989.

EICHER, D.L., 1976: Geologic Time. Prentice Hall, 150 s..

EISBERG, R. ve RESNICK, R. 1974: Quantum Physics. Wiley &amp; Sons, New York, 713 s..

ERCAN, T., 1990: Ege'yi sarsan kyyamet. Cumhuriyet Bilim Teknik, S. 180, s.6-8.

ERICKSON, M.H., ROSSI, E.R. ve ROSSI, S.L., 1974: Hypnotic Realities, The Induction of Clinical Hypnosis and Forms of Indirect Suggestion. Irvington Publ. New York.

FEUSTEL, R. 1983: Abstammungsgeschichte des Menschen, VEB FISCHER, Jena, 292 s.

FISCHBACH, G.D.,1992: Mind and Brain. Scientific American 267/3, s. 24-33.

FISCHER, I., 1975: The Figure of the Earth &amp;#8211; Changes in Concepts. Geophysical Surveys 2, s. 3-54. Dordrecht-Holland.

GEDYK, Y., 1992: Atlantis: Efsanevi batyk kent nerede? T?rklerle ili?kisi var my? Cumhuriyet Bilim Teknik, sayy 285, s.8-10, Ystanbul.

GED?K, ?. 1998: D?nyan?n Olu?umundan ?nsanl???n Geli?imine: De?i?imler ve D?n???mler. Jeoloji M?hendisli?i, Say? 52, s. 75-139. Ankara.

GERSHON, E.S. &amp; RIEDER, R.O., 1992: Major Disorders of Mind and Brain. Scientific American, vol.267/3, s.88-95.

GERSTEIN, M. &amp; LEVITT, M., 1998: Simulating Water and the Molecules of Life. Scientific American, 279/5, 75-79.

GILGAMI? DESTANI, Mustafa Ramazano?lu ?evirisi, Ystanbul, 1942, 107 s.

GRILLNER, S., 1996: Neural Networks for Vertebrate Locomotion. Scientific American, 274/1, s.48-53.

HAECKEL, E., 1866: Die Entwicklungsgeschichte der Organismen in ihrer Bedeutung f?r die Anthropologie und Kosmologie. Berlin.

HAECKEL, E., 1919: Die Weltraetsel. Kr?ner Verlag Stuttgart, 511 s.

HAKEN, H., 1983: Synergetics. Springer.

HAKEN, H., 1984: Synergetik - Selbstorganisationsvorgaenge in Physik, Chemie und Biologie. Mitteilungen, H. 43, S. 12-23, Alexander v. Humb. Stftg. Bonn.

HAYS, J.D., IMBRIE, J. ve SCHACKLETON, N.J., 1976: Variations in the earth&amp;#8217;s orbit: pacemaker of the ice ages. Science, 194, s. 1121-1132.

HELLMAN, S. ve VOKES, E.E., 1996, Advancing Current Treatments for Cancer. Scientific American, vol. 275/3, s.84-89. (Apoptosis)

HINTON, G.E., 1992: How Neural Networks Learn from Experience. Scientific American, vol.267/3, s.104-109.

HINTON, G.E., PLAUT, D.C. ve SHALLICE, T., 1993: Simulating Brain Damage. Scientific American, vol.269, p.58-65.

HIRSCH, G.C., RUSKA, H., ve SITTE, P. (Edts.), 1974: Grundlagen der Cytologie, Jena.

HOERNER, S.v., 1987: Leben im Weltall und auf Erden. Mitteilungen, H. 49, S. 12-22, Alexander v. Humb. Stftg. Bonn.

HORGAN, J. 1992: Quantum Philosophy. Scientific American, vol 267/1, 172-180.

HUBBARD, L. Ron, Dianetics (Ynsan Aklynyn synyrlary) Altyn Kitaplar.

HUXLEY, T.H., 1863: Zoological evidences in the man's place in nature. London, Williams and Norgate.

ILIN, M. ve SEGAL, E., 1975: Ynsan nasyl insan oldu. H?r Yayynevi, Ystanbul, c.1-2.

IMBRIE, J ve IMBRIE, K. P. 1979: Ice Ages: Solving the mystery. New York, MacMillan.

IMBRIE J., HAYS J.D., MARTINSON D.G., McINTYRE A., MIX A.C., MORLEY J.J., PISIAS N.G., PRELL W.L., ve SCHACKLETON N.J., 1984: The orbital theory of Pleistocene climate: Support from a revised chronology of the marine delta 18O record. In BERGER A.L. ve di?., eds.. Milankovitch and climate: understanding the response to astronomical forcing, Part I, 169-305, Boston, Reidel.

INGBER, D.E., 1998: The Architecture of Life. Scientific American, vol 278/1, s.30-39.

JAYNES, S. 1976: The origin of Consciousness in the Breakdown of the Bicameral mind Boston, Houston Miflin.

JOHANSON, D.C. ve M.A. EDEY, 1981: Lucy: the beginnings of humankind. NewYork, Simon and Schuster.

KAISER, D. &amp; LOSICK, R. 1993: How and Why Bacteria talk to Each Other. Cell, vol 73/5, 873-885.

K?MPFE, L. (Ed.), 1980: Evolution und Stammungsgeschichte der Organismen. VEB FISCHER, Sttutgart.

KANDEL, E.R. &amp; HAWKINS, R.D., 1992: The Biological Basis of Learning and Individuality. Scientific American, vol. 267/3, 52-60.

KELLER, J., RYAN, B.F., NINKOVICH, D. ve ALTHERR, R., 1978: Explosive volcanic activity in the Mediterranean over the past 200.000 years as recorded in deep-sea sediments. Geoligical Society of America Bull. vol. 89, s.591-604.

KERR, J.F.R., WYLLIE, A.H. ve CURRIE, A.R. 1972: Apoptosis: A basic Biological Phenomenon with wide Ranging Implications in Tissue Kinetics. British Journal of Cancer, vol 26, 239-257.

KLEIN, R.G., 1989: The Human Career. Human biological and cultural origin. University of Chicago Press. 524 s.

KNOLL, A.H., 1991: End of the Proterozoic Eon. Scientific American, vol. 265/4, 64-73.

KOSSAK, H.-C., 1993: Hypnose, ein Lehrbuch. Psychologie Verlags Union, 833 s.

KRAMER, S.N. 1956: History begins at Sumer. Newyork 1956. (Tarih S?mer'de ba?lar, Kabalcy Yayynevi, Ystanbul)

KRAMER, S.N., 1963: The Sumerians, their history, culture, and character. Univ. Chicago Press, 355 s.

KRAMER, S.N., 1961: Sumerian Mythology. Harper &amp; Brothers, New York, 135 s.

KU?URAD?, ?OANNA, 1997: 20. Y?zy?l Felsefi Antropolojisinde Takiyettin Meng??o?lu&amp;#8217;nun yeri. In: Y?zy?l?m?zda ?nsan Felsefesi, Ed. ?. Ku?uradi. T?rkiye Felsefe Kurumu, Ankara. 75-85.

LABANDEYRA, C.C. ve SEPKOSKY, J.J. 1993: Ynsect Diversity in the Fossil Record. Science, vol. 261, p. 310-315.

LANDRY, D.W. 1997: Immunotherapy for Cocaine Addiction. Scientific American, vol.276/2, s.28-31.

LEVINTON, J.S., 1992: The Big Bang of Animal Evolution. Scientific American, vol.267/5, p.52-59.

LEWIN, R., 1998: Principles of Human Evolution, Blackwell Sci.

LIBBERT, E., 1978: Kompendium der Allgemeinen Biologie. VEB FISCHER, Jena

LITMAN, G.W., 1996: Sharks and the Origin of Vertebrate Immunity. Scientific American, vol. 275/5, s.47-51.

LOSICK, R. &amp; KAISER, D., 1997: Why and How Bacteria Communicate. Scientific American, vol. 276/2, 52-57.

MARANON, G., 1924: Contribution a l'?tude de l'action ?motive de l'adrenaline. Revue Fran?aise d'Endocrinologie, 2, s.301-325.

MARGULIS, L. 1993: Symbiosis in Cell Evolution. Freeman, Newyork. 452 s..

MILLER, R.V. 1998: Bacterial Gene Swapping in Nature. Scientific American, vol. 278/1, 46-51

MIROLLO, R.E. ve STROGATZ, S.H., 1990: Synchronization of Pulse-Coupled Biological Oscillators. SIAM Journal on Applied Mathematics, vol. 50/6, 1645-1662.

MISHKIN, M. ve APPENZELLER, T. 1987: The Anatomy of Memory. A Scientific American special report, 12 s..

MISHKIN, M., MALAMUT, B. ve BACHEVALIER, J. 1984: Memories and Habits. In: G. Lynch, J.L. McGaugh ve N.M. Weinberger (eds.), Neurobiology of Learning and Memory. The Guilford Press.

MITHEN, S.,1998: The Evolution of Human Creativity, Introduction to part II, In: Creativity in Human Evolution and Prehistory. Ed. S.Mithen, London Routledge, 93-109.

MOLLESON, T. 1994: The Eloquent Bones of Abu Hureyra. Scientific American, vol. 271/2, s. 60-65.

MONER, J.G., 1972: Cells, Their Structure and Function. WM. C. Brown Comp. Publishers, Dubuque, Iowa.

MOROWITZ, H.,1968: Energy flow in Biology. Acad. Press Newyork

MOROWITZ, H., 1970: Entropy for biologists. Acad. Press Newyork.

NEUWEILER, G. 1986: Evolution und Verantwortung. Mitteilungen, H. 48, S. 1-14, Alexander v. Humb. Stftg. Bonn.

NORMAN, D. A. 1982: Learning and Memory. W. H. FREEMAN, Newyork

N?SSLEIN-VOLHARD, C. 1996: Gradients that Organize Embryo Development. Scientific American, vol 275/2, 38-43.

POMEROL, C., 1973: Stratigraphie et Paleogegraphie, Ere Cenozoique. Doin, Paris. 269 s.

RAICHLE, M.E., 1994: Visualizing the Mind. Scintific American, vol 270/4, s.36-42.

REBEK, J., 1994: Synthetic Self-Replicating Molecules. Scientific American, vol 271/1, s.34-40.

REINBOTHE, H., ve KRAUSS, G.-J., 1982: Entstehung und molekulare Evolution des Lebens. Jena, 306 s.

RIEDL, R., 1975: Die Ordnung des Lebendigen. Verlag Paul Parey, Hamburg, 372 s..

ROBERTS, M.B.V., 1986: Biology, A Functional Approach. ELBS edition, Hong Kong 693 s..

ROBERTS, N., 1984: Pleistocene environments in time and space. In R. Foley, ed. Hominid evolution and community ecology. s. 25-53, London, Academic Press.

ROGERS, C.A. 1995: Intelligent Matereials. Scientific American, vol 273/3, 122-125.

ROMER, A.S., 1966: Vertebrate Paleontology. Univ. of Chicago Press, Chicago. 468 s.

RUDIMANN, W. F., KUTZBACH, J. E., 1991: Plateau Uplift and Climatic Change. Scientific American, 264 3. s42-50.

RUOSLAHTI, E., 1996: How Cancer Spreads. Scientific American, vol.267/3, s. 42-47. (Area codes for cells).

SCHACHTER, S. ve SINGER, J.E., 1962: Cognitive, social, and physiological determinants of emotional state. Psychological Review, 69, s. 379-399.

SCHM?KEL, H. 1962: Das Land Sumer. Urban-B?cher, Stuttgart, 195 s..

SCHOPF, J.W., 1978: The Evolution of the Earliest Cells. In: Laporte, L. F., The Fossil Record and Evolution, s. 46-62. Freeman and Company.

SCHOPF, J.W., 1993: Microfossils of the Early Archean Apex Chert: New Evidence of the Antiquity of Life. Science, vol. 260, p. 640-646.

SCHR?DINGER, E. 1944: What is life? The physical aspects of the living cell. Univ. Press, Cambridge.

SEYFERT, C. K., SILKIN, L. A., 1979: Earth History and Plate Tectonics, Harper and Row, 600 s. Newyork.

SHARON, N., LIS, H. 1993: Carbohydrates in Cell Recognition. Scientific American, vol.268/1, p.74-81.

SHATZ, C.J., 1992: The Developing Brain. Scientific American, vol.267/3, s.34-41.

SHAYWITZ, S.E. 1996: Dyslexia. Scientific American, vol.275/5, s.78-84. (Hierarchical organisation of neuron cells in learning)

SHIMONY, A. 1988: The Reality of the Quantum World. Scientific American, vol 258/1, s.36-43.

SHINN, E.A. 1969: Submarine Lithification of Holocene Carbonate Sediments in the Persian Gulf. Sedimentology, 12, 109-144.

SKINNER, B.J., (Ed.), 1980: Earth's History, Structure and Materials. Kaufmann, California, 179 s.

SPRINGER, S. P., DEUTSCH, G. 1989: Left Brain, Right Brain. W. H. FREEMAN, Newyork.

SQUIRE, L. R. 1987: Memory and Brain. Oxford Univ. Press. Newyork.

STROGATZ, S.H. ve STEWART, I., 1993: Coupled Oscillators and Biological Synchronization. Scientific American, vol 269/6, 68-75.

SULLIVAN, D.G., 1988: The discovery of Santorini Minoan tephra in Western Turkey. Nature, vol.339, s.552-554.

TRICHOPOULOS, D., LI, F.P. ve HUNTER, D.J. 1996: What Causes Cancer? Scientific American, vol 275, no 3, s. 32-40.

URRY, D.W. 1995: Elastic Biomolecular Machines. Scientific American, vol 272/1, s.44-49.

VEIZER, J. 1988: The evolving exogenic cycle. In: Gregor, C.B., Garrels, R.M., Mackenzie, F.T. &amp; Maynard, J.B. (Eds.): Chemical Cycles in the Evolution of the Earth, 175-220, Wiley, New York.

VEIZER, J. 1994: The Archean-Proterozoic transition and its environmental implications. In: Bengtson, S. (Ed.), Early Life on Earth. Nobel Symposium No. 84, Columbia U.P., New York, 208-219.

W?CHTERSH?USER, G. 1994: Vitalysts and virulists: A theory of self-expanding reproduction. In: Bengtson, S. (Ed.), Early Life on Earth. Nobel Symposium No. 84, Columbia U.P., New York, 124-132.

WEINBERG, R.A. 1996: How Cancer Arises. Scientific American, vol 275, no 3, s. 50-57.

WELCH, W.J. 1993: How Cells Respond to Stress. . Scientific American, vol 268/5, 34-41.

WINNACKER, E.-L. 1994: The Gene: Evolution of a concept. Alex. v. Humboldt Magazin Nr. 64, p. 7-14.

WINFREE, A.T., 1987: The Timing of Biological Clocks. Scientific American Library.

WINSON, F. 1990: The Meaning of Dreams. Scientific American, vol. 263. no 5. s. 42-48.

ZIEGLER, B., 1983: Introduction to Palaeobiology: General Palaeontology. Ellis Horwood, Chichester, 225 s.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST